|
 |
|
|
 |
 |
| |
| |
| |
| |
|
|
| |
| Toplumu "devlete ait" sayan ve bizim için birtakım yaşam kalıpları öngören birileri yüzünden, siyasî hayatımız bir türlü kendi dinamikleriyle akmıyor, bizi hep şaşırtıyor, bazen umutsuzluğa bazen isyana sürüklüyor. Çünkü birileri devlet uğruna topluma kıyıyor. "Susurluk", hepimiz için bir tür aydınlanma terapisi olmuştu. Yarım kaldı. Şimdi Ergenekon. Yarın kimbilir ne... Çözemediğimiz onca problemin kaynağında yüz yıldır süren bir devlet zihniyeti yatıyor. Umudumuz, kendini devletin sahibi görenlerin haksız ayrıcalıklarının yok edilmesi, böylece, ekonomik ve toplumsal adaletsizlikleri giderebilmek için uğraşanların önünde yepyeni bir ufkun açılması. |
|
|