|
Krizin tesirinde Beymen olayı
Bu krizin hepimize birtakım tesirleri oldu,
daha da olacak. Bu bakımdan, sadece ekonomiye tesirleriyle
meşgûl olmak hadisenin tamamına uyanmamızı engelleyebilir.
ıkaz ediyorum.
Ayrıca,
hayır efendim! Ekonomiye olan bize de olmuyor mu, falan demeyiniz.
Olmuyor. Yani oluyor ama öyle olmuyor. Ekonomiye olan bize
oluyor, ama yalnız kötü şey olursa. Bize olan bazı kötü şeylerden
de ekonomiye hiçbişey olmuyor. Fakat bu bahsi geçelim.
Kriz sebebiyle mahallemizin emektar köftecisi
Salim Reis'in, ortam türlü artistliklere müsaitken bunlara
tenezzül etmeyerek dükkânın başına geçen oğlu (akranımız olur)
Bertan (isim Nadide Teyze'nin bastırması neticesinde konmuştur)
köftenin yanına rendelenmiş havuç koymayı kesti meselâ. Fiyatı
artıramam, ekmeği bol yeyin, diyor.
Kıymetli kahvecimiz Dursun, ufaklığın işine
son vermeye kalktı, kamuoyundan gelen tepkiler nedeniyle geri
adım atmak zorunda kaldı. ılk altı ay için sıfır zamda anlaşma
sağlandı. Hepimiz de söz verdik en az yarım saatte bir çay
içmeye. Tevfik abi yine meseleyi tam anlamadan atlayıp, "Evlâdım,
biliyorsun bana dokunuyor" diyecek oldu, kendisine çay
yerine adaçayı içmesinin problem olmadığını izah ettik.
Krizin tesirlerinin manevî yönü beni daha
çok ilgilendiriyor, bunun üzerinde inşallah uzun uzadıya duracağım
bir gün. Lâkin bu tesirlerden biri de galiba bu mevzudan bahsetme
hususundaki isteksizliğim. ıştahsızlık gibi bişey yani.
Fakat meşhur firmalarımızdan birinin halinden
bahsetmeden de edemeyeceğim. Beymen'e ekonomik bakımlardan
ne oldu, bunu ben bilemem elbette. Fakat başka bakımlardan
bi haller olduğundan eminim şahsen. O reklamları gördünüz
mü?
ılkinde,
sivil vaziyette bir siyah kardeşimiz yere uzanmış, bir figür
attırmış, öbür taraftan da üst kısmını merak etmemek elimizde
olmayan bir hatun kişinin bacakları bir şekil yaparak dalmış
resme. Bakıyorsunuz, ortada sadece bir ayakkabı var. O da,
bir taban, bir topuk, üç incecik şeritten ibaret. Haydi, kızın
ayak parmaklarındaki ojeyi de katalım, topu topu iki mal var
dükkânda satılabilecek. Evvelâ, tasarrufa mı çağırıyorlar
diye şüphelendim. E, klasik bir mizah anlayışıyla yetişmişiz
bir yerde. Sonra, ne yalan söyleyeyim, yeni bir pozisyon fantezisi
mi, yoksa Taocu vaziyetler mi falan diye şöyle bir düşündüm.
Fakat baktım, imkânı yok, resmin dışından dolanıp kavuşmaları
imkânsız. E, niye biri yatıyor öyle, öteki bacaklarını uzatıyor
oraya? Ulan yoksa Beymen mağazalarında artık bunlardan mı
satılacak? Yok artık!
Bilahare, öbür reklam çıktı meydana. Bu sefer
grup durumu var. Neyse, iki gömlek, kızın bluzu, bir de eşarp,
hiç değilse dört mal görünüyor. Pardon beş. Kızın küpesi de
var. Fakat bizim siyah oğlan ketenpereye gelmiş. Kızın boynunu
okşuyor fakat kız ona arkasını dönmüş, bir beyaz oğlanla dudak
dudağa yapışmak üzere. Siyah oğlanı diskalifiye mi etmişler
yoksa grup halindeyken bir ara böyle bir görüntü mü oluşmuş,
orasını çözemedim.
Hele bir de resmin altında "Beymen'de
sıcak seçenekler" yazmaz mı!?
ılâveten, o ufak yazılarda Anneler Günü falan
diyor. Yahu bir defa o kız onlardan herhangi birinin annesi
olacak yaşta değil. Olsa zaten, ayrı rezalet.
Yanlış anlamayın. Ben mahalle şartlarının
elverdiği ölçüde gayet geniş düşünen ve kimseye kendi bileceği
iş için zart zurt etmeyen bir kardeşinizim. Bu yüzden de kahvede
az itilip kakılmamışımdır. Hepsine icap ettiği tarzda direndiğimi
araya sıkıştırayım.
Şimdi ben bu Beymen'in durumu hakkında pek
endişeleniyorum. Gazetecilik âdâbına sığmaz, biliyorum, fakat
gidip bir Beymen mağazasına da bakamadım henüz. Ama bakacağım.
Söz. ıçeri girmeye çekinebilirim. Ne de olsa milletin mahremiyeti
falan sözkonusu olabilir. Ayrıca, o kız da oğlanlar da muhtemelen
çok pahalıdır, biz alamayız. Zaten alsak ne halt edeceğiz.
Belki de Beymen internet sitesi kuracak.
Hani şu abone olunanlardan. Ne bileyim, düşünüyorum, düşünüyorum,
reklamlara bakıyorum bakıyorum, aklıma başka şey gelmiyor.
Krizin tesirleri deyince... işte böyle şeyler
de var. Millet perişan oldu yahu...
|