|
Dokunulmazlığın sırrını devletin derinliklerinde
mi arayalım?
Uzan da mı "vatan için" çalıştı?
Hayatta zaten yüzümüzü güldürecek bir konuda haklı
çıkmam ki! "Kirli Savaş" öngörülerim, beklediğimden çabuk
gerçekleşti. (Savaş muhabirliği yapalım derken taraflardan biri
üstümüze de saldırdı.) Yalnız, bu kirli savaş dediğimiz olay, garip
bir şekilde, Galatasaray içi dengeleri falan aştı, ticaret kanunuyla,
noteriyle, icrasıyla adalet mekanizmasını da kattı önüne, sürüklüyor.
Bir yandan da, taraflardan biri, günlük gazetesini kullanarak, akıl
almaz bir pervâsızlıkla, mücadelesini yürütüyor.
Cem Uzan Galatasaray başkanı Mehmet Cansun'a üstüste
iki defa haciz koydurdu, biliyorsunuz. Milliyet'te (27 Temmuz) Melih
Aşık, devletin Telsim'den alacağını üç yıldır tahsil edemediğine,
ama Uzan'ın bu haciz işlemini 10 gün içinde gerçekleştirebildiğine
dikkat çekti.
Bunu kurcalamak gerekir. Evet, sahiden, borç-alacak
davalarının yılarca sürebildiği bir ülkede, Uzan'lar, hangi güçle,
arzularını bu kadar çabuk gerçekleştirebiliyorlar. Bu konuda onlara
kolaylık sağlayanlar kimler? Nasıl sağlıyorlar?
Ben size fazlasıyla kıllandığım bir ihtimalden
sözedeyim. Uzan'lar, bugüne kadar pek çok olayda öylesine davranışlar
gösterdiler ki, manzaraya bakınca onların bir tür dokunulmazlığı
olduğunu düşünmek kaçınılmaz hale geliyor.
Peki, bu dokunulmazlığı sağlayan şey ne?
Onlar da "vatana hizmet" için birşeyler
mi yaptılar biryerlerde?
Çok merak ediyorum, günün birinde bu konuda herhangi
bir şey öğrenebilecek miyiz?
Cem Uzan'ın ilgisi yokmuş ki!
Uzan'ların pervâsızlığı, bir iş görme tarzı. Bunu
artık biliyoruz. Yine de bazen kabul sınırlarımız epeyce zorlanıyor.
27 Temmuz günü Star gazetesi, müthiş bir pişkinlikle,
"Cansun'a ikinci haciz"i arka sayfasında büyüttü, altına
da bir "Star diyor ki" yazısı koydu.
Bu yazıda iddia ediliyor ki, Cansun'dan 5 milyon
dolar alacaklı olan Mavi Reklamcılık A.Ş.'yi kuranlar veya şu anda
yönetenler arasında Cem Uzan yokmuş. E, yoktur muhakkak. Onu da
ayarlamıştır adam bu işlere girişmeden önce.
Bakın bunuStar gazetesi bize nasıl anlatıyor: "Biz
sorduk ve Mavi Reklamcılık yöneticileri de 'Her şeye açığız, gelsinler
araştırsınlar. Cem Uzan ismi bizde yok' dediler..."
Bunu Cem Uzan'ın gazetesi yazıyor. Sözkonusu olan,
Uzan'ın "kurucusu veya yöneticisi" olmadığı, ama onun
iktidar alanı içindeki bir şirket. Her şey patronun bir manevrası.
Her şey çok açık. Fazla açık. Fakat gazetede şunları okuyoruz: "Galatasaraylı,
hep gerçekçileri bağrına basmış, yalan söyleyenleri ise zamanla
dışlamıştır."
Yani adam başkanın evine haciz üstüne haciz koydurtuyor
ve hâlâ kulüp üzerinde oyun oynayabileceğini düşünerek savaşa devam
ediyor. Tek ihtimal daha var, kulübü ele geçiremeyeceğini anladığı
için intikam alıyor olabileceği.
Ne olursa olsun. Ortada, muhakkak birtakım aşamaları
soruşturma konusu olması gereken bir harekât var. Bırakın bunu,
meşruluğunu tartışmak gereken bir konum var. ışadamı, medya patronu,
elinde bir büyük kuvvet ve dokunulmazlık zırhı, canı ne istiyorsa
yapabiliyor.
Basit soru şudur: Uzan'lar nasıl böyle istedikleri
gibi at oynatabilmektedirler? Onlara bu dokunulmazlığı sağlayan
nedir?
Bu sorunun cevabını bulmaya yarayacak veriler sanırım
yine devletin derinliklerinden çıkacak.
MANZARAYI TAMAMLAMAK İÇİN BİR KÜÇÜK
HABER
Yersen öyle demişler!
Star'ın spor sayfasındaki haber kılıklı
propaganda zımbırtısına göre, Fenerbahçe,
Beşiktaş ve Trabzonspor yöneticileri, "Sponsorlar
velinimettir" demiş. "Bu üç kulüp",
Mavi Reklamcılık'ın Galatasaray'a verdiği forma
reklamını iptal etmesini haklı bulmuşlar. "üç
büyük kulübün yöneticileri", ülkede
ekonomik krizin olduğuna "dikkat çekerek", şöyle
demişler: "Sponsorlar velinimettir. Onları üzmemek
gerekir." İşte bir ucuzluk daha. Üstelik haber
kılığında çıkar mücadelesi. Tabiî
ki dün itibarıyla herhangi bir kulübün herhangi
bir yöneticisi "sponsorlar velinimettir" falan demedi,
Uzan'ın Galatasaray'a yaptığını haklı
bulduğunu falan da açıklamadı. Yalan bunlar.
Ama artık biliyoruz ki, onlar "The Dokunulmazlar".
Ve bu tür dalaveraların hiçbir cezası yok bu
memlekette
|