|
"Kirli savaş" gazeteciliği esir
aldı, şimdi şahsiyet öldürüyor
Ahmet Çakar'ı da kaybettik!..
Evet. Menfaat dünyası: 1 - Haysiyet: 0... Ahmet
Çakar'ı da kaybettik. Galatasaray kongresi sebebiyle patlak veren
Uzan'lar-Fatih Altaylı savaşında, Star'ın karşı hamlesi Ahmet Çakar'la
geldi. Çakar, Star'ın arka sayfasına koskocaman konan bir yazıyla,
Uzan'ların 1. Taktik Mekanize Tümen Komutanı olarak savaş meydanına
fırladı.
Biz, Fatih Altaylı'nın, gazetesi Hürriyet'in de
katılımıyla sahnelediği "Bir Savaş Aracı Olarak Haberin Anatomisi"
adlı oyunla uğraşırken, Çakar, "Patronun Adamları" filmiyle
ratingleri altüst etti.
Ahmet Çakar'ın yazısına atılmış devâsâ başlık (manşet),
"Fatih Altaylı'nın Cim-Bom'a kazığı 12 trilyon liracık!"
Çakar, yazısında bunu nasıl açıklıyor, biliyor musunuz: Uzan'ın
8,5 milyon dolarlık forma reklamı parasını Fatih Altaylı'nın yazdığı
yazılar yüzünden artık vermeyeceğini öne sürerek!
Benim bildiğim dönemde Türkiye'nin en iyi hakemi
olan, futbol yorumculuğuna soyunduktan sonra da genellikle sağduyusunu
kullanarak düşünen ve konuşan, tarafgirlik nedeniyle yaptığı işi
kirletmeyen bir insandı Ahmet Çakar. Star'da bulunmasına rağmen
ona "Uzan'ın adamı" gözüyle bakmak aklımın ucundan geçmezdi.
Kendisinin bu şekilde bir patrona kapılanmaya ihtiyacı olduğunu
da sanmıyorum. O halde, "doğru bildiğimden şaşmam" demeye
büyük ölçüde hakkı olan bu tür insanları, kendilerini birilerinin
hizmetine bu şekilde sunmaya yönelten nedir? Bunun cevabını aramak
beni aşar. Bu lafları etmek zorundaydım, ettim. Konuya döneyim.
Çakar'ın yazısında, Altaylı'ya yönelik suçlamayı
haklı çıkaracak en ufak bir mantıklı gerekçe yok. Şu basit soru
bile yeter, bütün o yazıyı geçersiz kılmaya: Madem Cem Uzan "çok
iyi bir Galatasaraylı", o halde neden "bundan sonra hiç
kimse aynı Uzan'dan, kendisine, ailesine ve şirketlerine hakaret
eden Fatih Altaylı'nın da içinde bulunduğu bu Galatasaray yönetimine
destek beklemesin"? Ne demek bu? Yeni başkan Mehmet Cansun'a,
"Fatih Altaylı'yı at, para verelim" mi diyor Cem Uzan,
Ahmet Çakar aracılığıyla?
Her neyse, Ahmet Çakar'ın yazısında, kendisine
hiç yakışmayan, bulunup buluşturulmuş bir sürü suçlama-karalama
lafından başka, sadece, ucunu gösterip çektiği bir "sahte imzalı
çekler" mevzuu var. Bunun da, Fatih Altaylı'nın doğrudan suçlanabileceği
bir durum olmadığı anlaşılıyor.
Sonuç olarak, Star, Altaylı ile Hürriyet'in saldırısına
pek ucuz ve zayıf bir karşılık vermiş oldu. Bu arada olan da yine,
bu lafı kullandığıma inanmayacaksınız ama, "Türkiye'ye"
oldu. (Benim "Türkiye'm" de var; her şeye rağmen onurunu
gözeten, paraya tapmayan, gözünü iktidar hırsı bürümemiş, düzgün
insanların bir kenarına sığıştığı bir yer.) Çünkü Ahmet Çakar, futbol
âleminde dediğine kulak verilebilecek, lafına güvenilebilecek bir
simâ olarak ortaya çıkmıştı. Bundan sonra, kültürümüze Tanıl Bora'nın
armağan ettiği deyişle, "pınar başı burma burma" dese
inanmayacağımız bir şahıstır. Çünkü Cem Uzan'ın tetikçisi olmuştur,
kendisinin bile inanmadığı şeyleri yazmıştır.
Altaylı'nın savunması
Hoş ve ilginç bir tesadüf, Hürriyet'teki "Uzan'ların
peşine detektif takıldı" manşetini görünce, "kimi okurlar"
Fatih Altaylı'ya, benim de kendisini eleştirirken sorduğum soruları
sormuşlar. Altaylı 19 Temmuz'da "Öküz altında buzağı aramayın"
diyerek bunlara cevap verdi.
Diyor ki: Okurların "Uzan ailesini yazıyorsun,
çünkü Galatasaray yönetimi için rakip oldunuz" lafına "gülmüş".
Ben hiç sanmıyorum güldüğünü. Çünkü okurların haklı olduğunu kendisi
de biliyor.
Bakın, bu niye böyle değilmiş:
"Birincisi, ben Uzan'la değil, Uzan'ın
adamlarıyla rakip oldum."
Ee? Bu, iddiayı çürüten bir açıklama mı? Asla değil.
"ıkincisi, Galatasaray'ın yönetiminde
görev almayı kabul etmemin tek nedeni, Uzanlar'ın orayı da ele geçirmesini
engellemekti."
Ee? Bu da bir karşılık değil. Tam da bu nedenlerle
Altaylı, benim ve okurlarının iddia ettiği gibi davranmış olamaz
mı? Tabiî öyle.
Ben Fatih Altaylı'ya bir defa daha sormak istiyorum:
"Barış zamanında" Hürriyet'in veya kendisinin elinde,
Uzan'larla ilgili, "haber değeri taşıyan" herhangi bir
şey yok muydu? Bunların yayımlanmasının Galatasaray kongresiyle
ilgi derecesi, meselâ nükleer tıp araştırmalarıyla Ebru Şallı'nınki
kadar mıdır?
Sorunun naifliğinden ötürü özür dilerim. Ama daha
kibar nasıl olayım?..
Altaylı, Uzan'lara karşı tavrını yazdıkça okurlardan,
"Uzan'larla başı derde girenlerden" bilgiler gelmeye başladığını
söylüyor ve haber niteliği taşıyan bu bilgileri gazetede aktardığını
belirtiyor. Ve şu duruma dikkatimizi çekiyor: "Yıllardır insanları
'terörize' eden bu gruba karşı ilk defa bir gazeteci 'korkmadan',
bunlardan 'çekinmeden' gerçekleri yazıyor."
Benim en anlamadığım kısım bu. Yahu, Altaylı, Türkiye'nin
en büyük ve etkili gazetesinde. Korkup çekinecek nesi var? Hürriyet
gazetesi (ve tabiî ki Doğan grubu) istese Uzan'larla mücadeleye
girişemez mi? ışin başka yönlerini bilmem, ama güç ve etki bakımından
hiç onlardan geri kalır mı? Fatih Altaylı'nın bu "yürek"
meselesi hakkında biraz daha düşünmesi lâzım, bana kalırsa.
Fener bayrağı mevzuu
Son olarak, yat fotoğrafının resimaltındaki "FB
bayraklı" ifadesine de takılmış Fatih Altaylı'nın okurları.
(Fotoğraf, "Uzan'ların peşine detektif..." manşetinin
altında yeralıyordu.) Buna ben de değinmiş, Hakan Uzan'ın yatında
Fener bayrağı bulunduğunu araya sıkıştırmayı bir "kirli savaş"
taktiği olarak nitelediğimi imâ etmiştim. Altaylı, bu konuda şunları
yazmış: "Kimi okurlar önceki gün fotoğraf altında yer alan
'Hakan Uzan'ın yatında Fenerbahçe bayrağı çekili' lafına takılmışlar.
Ya sabır dedim. Biri Fenerbahçeli, biri Galatasarylı, başka takım
tutsalar ne değişir."
Ee? Bu bir açıklama mı? O lafın niye oraya sıkıştırıldığını
izah ediyor mu bize? Yoo.
Sonuç olarak, Fatih Altaylı da neyi niye yaptığını
gayet iyi biliyor.
Günün özeti
"Kirli savaş" başlayacak, dedik,
bütün hızıyla başladı. Lig maçlarına kadar tabiî ki bitmeyecek.
Bu sezon da futbol zevkimizin içine bu kavgayla edecekler, öyle
görünüyor. Futbolseverler olarak, hepinize başsağlığı diliyorum,
Ahmet Çakar'ı da kaybettiğimiz için.
***
BUNLAR
OLURKEN UZAN'LAR NE YAPMAKTAYDI?
"Yalan haber" furyası
Cem Uzan'ın Galatasaray'ı ele geçirme harekâtı başarısızlığa
uğradıktan sonra patlak veren kirli savaşın başlıca aracı gazeteler.
Cem Uzan Star aracılığıyla her istediğini yapıyor. Size daha önce
aktarmıştım, "Cansun sözü" diye manşet attılar, Galatasaray'ın
yeni başkanının, futbolcuların bütün alacaklarını 23 Temmuz Pazartesi
günü ödeyeceğini iddia ettiler. Mehmet Cansun'un ağzından. 24 Temmuz'da
da, "Para mı? Maalesef" başlığıyla, Galatasaraylı futbolcuların
umutlarının boşa çıktığını, Cansun'un futbolculara, "Sizden
özür diliyorum" dediğini vs. yazdılar. Bunların hiçbiri olmadı.
Ama "gazete" olmuş gibi yazdı. Sahiden, hiçbir zaman hiçbir
yaptırımı olmayacak mı adamın kendi çıkarı uğruna hepimizi yemesinin?
Bunu ciddî soruyorum. Gazeteciler Cemiyeti falan ne iş yapıyor?
|