F A T İ HM T E R İ M :M Z A T E NM K O N U

Saldıran Fatih Terim'se ya "kaza yapmış"tır ya "ayıp etmiş"tir
"İmparator" jet-skiyle daldı

 

Haberi önce Milliyet'in (9 Temmuz) birinci sayfasından okuyalım:

"Fatih Hoca ayıp etti

Milan Teknik Direktörü Fatih Terim, Bodrum'daki villasında güneşlenirken, üç muhabirin denizden kendisini görüntülemeye çalıştığını fark etti. Önce iskeleden bağıran Terim, muhabirler gitmeyince jet-skisine binip denize açıldı ve muhabirlerin zodyak botuna bindirdi. Çarpışmada yaralanan olmadı."

Şimdi de Star'ın spor sayfasındaki minik habere bakalım:

"Terim kızdı ve kaza yaptı

Milan Teknik Direktörü Fatih Terim Bodrum'da villasında güneşlenirken bazı foto muhabirleri denizden resmini çekmek istedi. Bu kişilere kızan Terim jet-ski ile bota yöneldi. Jet-skinin bota çarpması sonucu olan kazada kimse yaralanmadı."

Olayı anladık mı?

Fatih Terim'i tanıyoruz Allah için. Olayın nasıl cereyan etmiş olabileceğine dair sanırım hiçbirimizin şüphesi yoktur. Hoca bir-iki bağırdı foto muhabirlerine, baktı gitmiyorlar, atladı jet-skiye, daldı üzerlerine.

Hürriyet, Sabah, Akşam ve Radikal'e bakabildim, bu haberi göremedim. Star, belirttiğim gibi, spor sayfasının kıyıcığına sıkıştırmış, "kaza yaptı" diyerek. Sadece Milliyet ilk sayfasına çıkarmış, o da "ayıp etti" demiş.

Tabiî hemen akla, magazin muhabirleriyle dalaşan ünlülere yapılan muamele geliyor. Hele futbolculara. Beşiktaşlı Pascal Nouma için "çıldırdı, delirdi, yamyam..." gibi ifadeler kullanılmıştı.

Halbuki Fatih Terim, "özgür basının halkın haberalma özgürlüğü adına tek döktüğü alana" jet-skiyle dalınca ne oluyor? Haber görmezden geliniyor. Veya Star'ın yaptığı gibi, "kaza yaptı" deniyor. Haberin içinde de, "bota çarpan jet-ski"den bahsediliyor. Kendi kendine çarpmış ya!

Veya "kazara"...

Şunu da atlamayalım: Denizin ortasında bir zodyak bota jet-skiyle dalarsanız bunun vahim sonuçları olabilir. Yani bir muhabir grubunun üstüne yumruk sallayarak yürümekten çok daha ağır bir olay sözkonusu.

Milliyet'in haberi ilk sayfasına koyarak ayrımcılıktan uzak kalmaya çalıştığı söylenebilir. Sahiden de, öbür gazetelerin "görmedim-duymadım" tutumuna bakılırsa, Milliyet'e en azından bir artı puan yazılmalı.

Ancak onun tutumu da fazlasıyla ilginç değil mi? "Ayıp etti" diyor. Yani kendisinden beklemeyeceğimiz bir şey yaptı. Muhtemelen bir kerelik. Yoksa, "Fatih Hoca" böyle şey yapmazdı. Biz de ondan beklemezdik. Ama olmuş işte...

Medya nezdinde iktidar

Buradan bir "iktidar" tanımı çıkarabilir miyiz acaba? Veya "iktidar sahibi olma"nın anlamı üzerine bazı ölçütler edinebilir miyiz? En azından, medya nezdinde iktidar sahibi olmak üzerine?

Tabiî ki edinebiliriz. ıktidar sahibi, jet-skiyle muhabirlerin botuna daldığında gazetelerin basit bir kendini (elemanını) savunma refleksi bile göstermediği bir insandır. Taammüden gerçekleştirdiği bir eylem, eğer kamuoyunun hoşuna gitmeyecekse, "kaza" diye sunulan bir kimsedir. En fazla, "ayıp etti" denerek, aslında böyle şeyleri kendisinden hiç beklemediğimiz bir kişi olduğu muhakkak vurgulanan bir şahsiyettir.

ıstelik, bir an düşünün allahaşkına, sözkonusu olay kahramanı, değil jet-skiyle muhabirlerin botuna dalmak, zırhlı araçla Fiorentina kulübüne dalsa şaşırmayacağımız Fatih Terim'dir.

Terim'in medya nezdinde elde ettiği iktidar konumu, başlıbaşına bir araştırma konusu. Ama biz burada medyanın refleksleri ve ilişkileriyle ilgiliyiz. Terim'le değil. Bu yüzden, muhtemel bir rastlaşmada suratımın ortasına jet-skiyle dalınmasına yolaçabilecek fikirlerimi kendime saklıyorum.

(Tabiî şimdi bütün bunlardan, evinde güneşlenen bir insanın fotoğraflarını çekeceğiz diye adama tatili zindan eden meslektaşlarımızın davranışlarını "görev icabıdır" yaftasıyla meşrulaştırmaya çalıştığım falan sanılmasın. Hattâ, jet-skiyle zodyaklarına dalma dışında herhangi bir dilden anlamaz hale geldiklerinden bile şüpheliyim. Belki de Terim anladıkları dilden konuştuğu için olayı büyütmediler. Kabul edersiniz ki, bu da ayrı mevzu.)

 

BAŞKA "FATİH TERİM" YAZILARI >>>