|
Milliyet mantığı "bitirdi"!
Türk futbol basını, transfer haberleri
konusundaki muhteşem geleneğini bu sezon sonunda da sürdüreceğe
benziyor. Bilirsiniz, bu gelenek uyarınca, üç büyüklerden
her biri her transfer döneminde ortalama 45.987 futbolcu ve
8.756 teknik adamla görüşür, bunlardan 5.866'sını
alır, vesaire...
Futbol basınımız daha ligin bitmesini
beklemeden kolları sıvadı. Tunuslu Zoubaier (Zübeyir)
Baya'nın Kartal'ı 'yaya bıraktığını'
manşete çıkaran, altına bir 'Sırada Çinli
Yang var' haberi iliştiren Milliyet'ten bir minik haberi ele
alalım. Madem minik, hepsini aktarayım:
'Samet Aybaba G.Antep yolunda / TÜRKİYE
Kupası şampiyonluğundan sonra Gençlerbirliği'nden
ayrılan Samet Aybaba, Gaziantepspor ile flört ediyor.
Tecrübeli teknik adam, ligde şampiyonluk mücadelesi
veren Kırmızı - Siyahlı takımla görüşmelerinin
devam ettiğini söyledi. Aybaba'nın gelecek sezon
Gaziantepspor'da görev yapmasına kesin gözüyle
bakılırken, iki taraf arasında prensip olarak anlaşma
sağlandığı öğrenildi. Celal Doğan'ın
Ersun Yanal'a da teklif yaptığı, ancak Yanal'dan
olumsuz yanıt aldığı kaydedildi.'
Bu minik metin, inanın, geniş bir mantık
ve dil analizi çalışmasının konusu olabilir.
Genişini bırakıp darına girişelim.
Ne öğreniyoruz bu haberden? Şunları:
1. Samet Aybaba, Gaziantepspor ile 'flört
ediyor'. 'Flört'ün transfer haberleri jargonundaki anlamı
açık: Karşılıklı görüşülüyor,
'olabilir' deniyor, vs.
2. Nitekim Aybaba 'görüşmelerin
devam ettiğini' söylemiş.
3. Fakat aynı anda, Aybaba'nın gelecek
sezon Antep'te görev yapmasına 'kesin gözüyle
bakıldığını' bildiriyor bize Milliyet.
Bu oluyorsa, 'flört' olmaz, flört aşamasını
geçmişiz demektir.
4. Aynı cümle içerisinde, 'kesin
gözüyle bakılan' şey konusunda, tarafların
'prensip olarak anlaşma sağladığı' söyleniyor
bu sefer. 'Prensipte' anlaşmak, 'flört'ün ötesinde,
'kesin gözüyle bakılma'nın bir adım gerisindeki
aşama!
Şimdi, söyleyin bakalım, bu
haberden anladığınız kadarıyla, Gaziantepspor-Samet
Aybaba temasları ne aşamada? Anlaştılar mı,
kesin mi, halen görüşüyorlar mı, nedir?
Transfer sezonu yaklaştıkça, bu
tür haberler çoğalacak.
(Haddim olmayarak, size, Kesin Ofsayt kitabımın
bir bölümünü tavsiye ediyorum, henüz yol
yakınken... Geçen yaz, Galatasaray'ın teknik direktör
arayışı konusunda üç gazetenin 15 gün
boyunca verdikleri haberleri biraraya topladım. Hem futbol
hem de bulmaca-eğlence sevenler için zevkli olabileceği
gibi, bu yılki transfer haberlerini okuyacak olanlar için
bir 'uyarıcı' etkisi yapabilir.) (9
Mayıs 2001)
LATİFE OLSUN DİYE İLAVE
BİR KÜÇÜK YAZI
Haydi beyler, atışlar başladı
Sizi uyarmıştım, transfer sezonu
yaklaşıyor, 'bol keseden' dönemi geliyor diye. Bugün
(18 Mayıs) Star'dan okuyup kayda geçirelim, transfer dönemi
kapandığında bakarız ne olmuş diye: 'Baya
, Züberbühler, Bakari ve Akpobore işi tamam -
Beşiktaş'a süper dörtlü', 'Gençlerli
Tolga Fenerbahçe'de', 'Ceyhun okey, Sergen sırada (Trabzon'da)'.
(18 Mayıs 2001)
SAYFA BAŞI
Akşam,
Fatih Terim'e İtalya'da basın toplantısı "yaptırdı"
Eksik, yanlış falan değil, düpedüz
yalan
Akşam gazetesi, 23 Mayıs günü,
birinci sayfasından da duyurduğu haberinde, Fatih Terim'in
Milan yöneticileriyle görüşüp anlaştığını
ve bunu bir basın toplantısıyla resmen açıkladığını
yazdı. Haber, spor sayfasında manşet: 'Fatih Hoca
Milano'daki basın toplantısında açıkladı
ñ Ve Terim Milan'da'.
23 Mayıs gecesi oynanacak Şampiyonlar
Ligi final maçını izlemek için Milano'ya giden
Fatih Terim'in peşinde, biliyorsunuzdur, bir gazeteci ordusu
var. Televizyonlar Terim'in ne yaptığını saat
saat veriyorlar âdetâ. Gazetelerin spor servisleri öncelikle
bu konuyla meşgûl.
Biz bu satırları yazarken (23 Mayıs,
saat yaklaşık 15.00) henüz Terim ile Milan yöneticileri
arasında, hele 'resm'' sıfatını hak eden herhangi
bir görüşme, Terim'in herhangi bir basın toplantısı,
'resmen' anlaştığına dair herhangi bir açıklaması
olmamıştı. Ancak önümüzdeki Akşam
gazetesinde, sözünü ettiğimiz haber, spor sayfasının
yarısına yakınını kaplamış öylece
duruyordu...
Akşam'ın haberinde 'Dündar Keşaplı/Milano'
mahreci var. Ancak haberin içinde Milano'dan bildirilmiş
olma ihtimali bulunan tek ayrıntı, Gallia Otel'deki basın
toplantısı. Yani Terim'in 'resm'' açıklamasını
yaptığı iddia edilen toplantı.
Haberde bunun dışında, İtalyan
televizyonlarının Terim-Milan temasları hakkındaki
haberlerinden bahsediliyor. Bari muhabir bunları oradan bildirmiş
olsa, diyorsunuz, ancak aynı ayrıntılar başka
gazetelerde 'Reuters' kaynaklı olarak yeraldığından,
bu da mümkün değil.
'Allah söyletmiş' türünden...
Akşam'ın 'Milano'dan bildirilmiş'
haberinde bir minik ayrıntı pek ilginç. Sözümona
Milano'dan yazan muhabir, '...İtalya'ya giden Fatih Hoca...'
diyor.
Bizimle aynı yerde bulunan birinden 'gitti'
diye değil 'geldi' diye sözederiz herhalde. Ama burada
oturmuş, oradaymış gibi yazıyorsak dalgaya düşebiliriz.
Yankı asıl sesten önce gelmiş
Akşam'ın foyasını meydana çıkaran
bir başka unsur, gazetenin spor servisindekilerin haberi uydururken
birdenbire bir noktada mantıklı davranmaya çalışmış
ve bu yüzden daha da dibe batmış olmaları.
Günlerdir heyecanla beklenen, izlenen Terim-Milan
görüşmesi, kulübün yöneticileri 'sezon
sonuna kadar imza yok', 'Terim ihtimallerden biri' falan derken
nihayet gerçekleştiyse bunun İtalyan futbol kamuoyunda
büyük gürültü koparması beklenmez
mi? Nitekim Akşam da, 'gelişme Çizme'de geniş
yankı uyandırdı' diyor.
Fakat öbür yanda, böyle bir 'yankı'dan
haberdar olan kimse yok. Ne olacak? Akşam çözümü
şöyle bir cümleyle buluyor: 'Sözleşme İtalyan
kamuoyuna ise Milan'ın Roma ile oynayacağı maçtan
sonra açıklanacak.'
Peki o zaman 'geniş yankı' niye 'uyanmış'?
Hangi nedenle? Ve bu nasıl bir geniş yankı ki, gelişmeden
b'haber bir kamuoyunu ayağa kaldırıyor?
Madem kendi açıklamış...
Bir ayrıntı daha: Akşam, Fatih Terim'in
sözkonusu otelde basın toplantısı yapıp
Milan'la anlaşmasını 'resmen' açıkladığını
iddia ediyor, ama '4 milyar liret ve tam yetki' gibi ayrıntıları
İtalyan televizyonlarından aktarıyor. O basın
toplantısında kimse Terim'e herhangi bir ayrıntı
sormamış mı? Bütün dünya basınını
atlatarak, Terim'in basın toplantısını bize
bildiren tek gazeteci olan, Akşam'dan Dündar Keşaplı,
niye transfer anlaşmasının ayrıntılarını
İtalyan TV'lerinden öğreniyor?
Bitirirken, tabiî kanıt sayılamayacak,
ama insanın aklına kurt düşüren bir minik
ayrıntıyı daha aktaralım. Akşam'ın
spor sayfasında manşetin altbaşlığının
son kısmı: '...Terim, Asbaşkan Galliani ile yaptığı
görüşmede şartları kabul etti'. Esrarengiz
basın toplantısının yapıldığı
otelin adı da 'Gallia'. Bu da belki tesadüftür artık.
(23 Mayıs 2001)
SAYFA BAŞI
Ümit, Allah aşkına
bir an önce!..
Biliyorsunuz Gençlerbirliği'nin kaptanı
ve liberosuyken başkan İlhan Cavcav ve teknik direktör
Samet Aybaba ile anlaşmazlığa düşüp
takımdan uzak kalan Ümit Özat geçen sezon boyunca
basın tarafından birkaç defa birkaç defa 'bitirildi'.
Sezonun bitimiyle birlikte Ümit Özat haberleri yeniden
çoğalmaya başladı. Ümit her gün bir
başka gazeteye göre bir başka kulüple anlaşıyor,
'bitiyor'.
Medyamızın harikûlâde buluşlarından
olan bu kavram, futbol gazeteciliği jargonunda 'transferi tamam'
anlamına geliyor. Ama tabiî, gazetelerin 'bitti' yazması,
hakkında yazılan futbolcunun sahiden transfer olduğu
anlamına gelmiyor. Basına göre bir futbolcu birkaç
hafta içinde sekiz ayrı kulübe gidip gelebiliyor.
Ve bunun yazılması için de, bu futbolcunun sahiden
sekiz ayrı kulüple görüşmüş olması
gerekmiyor. Filan...
31 Mayıs günü Star gazetesi, Cimbom'un
'süperlerin işini birer birer bitirdiğini' duyurdu.
Sarı-kırmızılılar, İlhan (Samsunspor),
Ümit Özat, Ümit Karan (Gençlerbirliği),
Kürşat (Rizespor) ve Berkant'la (Bayern München)
'prensipte anlaşmış'. Star, 'prensipte anlaşma'ya
'işini bitirmek' diyor.
Lâkin Milliyet de, 'Trabzonspor, Gençlerbirliği'nin
mill' liberosu Ümit Özat'ın transferini büyük
ölçüde bitirdi,' diye yazıyor. Tıpkı
Star'ın hem 'bitti' hem de 'prensipte anlaşıldı'yı
aynı haberde aynı anda ifade etmesi gibi, Milliyet de
aynı mantıksızlıktan ve iç çelişkiden
geri kalmıyor, o da yukarıdaki sözlerle başlayan
haberinde, mill' takımdan kampından sonra Trabzonsporlu
yöneticilerin Ümit Özat ile görüşeceğini
ve 'pürüzlerin çözüleceğini' bildiriyor.
Milliyet, Trabzonspor'un aynı zamanda Siirt
Jet-Pa'lı Ceyhun'u almaya çalıştığını,
bu transferin de 'iki gün içinde netlik kazanacağını'
bildiriyor.
Bu sefer de Milliyet'in kardeşi Posta ortaya
çıkıyor ve 'Ceyhun-Ümit Trabzon'da' başlığıyla
herkesi geride bırakıyor. Sadece haberin aşamaları
bakımından değil, mantıksızlıkta da.
Çünkü bu başlığın altındaki
haberinde Posta, Gençlerbirliği başkanı Cavcav
ile Siirt Jet-Pa başkanı Takiddin Yarayan'ın
Bayındırlık Bakanı Koray Aydın tarafından
'ikna edildiğini', her iki başkanın da, 'Eğer
futbolcularımız da isterse bu transfer olur,' dediğini
yazıyor.
E, ne dedik? 'Bol keseden' dönemi. Habercilikte
her türlü kıstasın tamamen iptal edildiği,
mantığın en minik spottan bile uzaklaştırıldığı
özel zaman dilimi. (31 Mayıs 2001)
SAYFA
BAŞI
|