|
Aşağıdaki kitap tanıtımları
için Bağış Erten'e teşekkürler...
Tribünden Palavra Anılar
Memet Fuad
Adam Yayınları,
İstanbul 1999
"Gazhane tarafındaki kale"nin,
İnönü stadına Mithatpaşa denilen
zamanların, Metin Oktay'ların, Baba Hakkı'ların
döneminin futbol anıları. Futbol tarihinin
eski yapraklarından bir şahitlik. Memet Fuad'ın
da bir futbolsever olduğunu bilmenin mutluluğuna
ek olarak, usta kalemlerden futbol anıları dinlemenin
keyfine dalmak isteyenlere. Eti budu az, ama tesiri hacmine
göre daha uzun erimli bir kitap. İnsan bu kitabı
okuyunca Ülkü Tamer'i de göreve çağırası
geliyor.
|
Fenerbahçe Cumhuriyeti
Yalçın Doğan
Tekin Yayınları, İstanbul
1989
"Türkiye
neyse Fenerbahçe odur" derler ya. Kitap tamamen bunu
ispata soyunmuş durumda. Harika anektodlar var. 1962'de
İnönü başbakan, Demirel başbakan yardımcısı
iken Fenerbahçe'nin başkanının CHP Belediye
Meclisi Üyesi İsmet Uluğ, başkan yardımcısının
da Adalet Partisi il başkanı Faruk Ilgaz olması
sadece rastlantı mı? Muhsin Batur Hava Kuvvetleri
jetlerini Fenerbahçe için uçurdu mu? Bu soruların
cevabını arayanlara ve futbola siyaset karıştırmanın
tarihine bakmak isteyenlere... |
Kral ve İmparator
Haşim Şahin
Gendaş Yayınları, 2001
Ali
Şengillerin pek haz etmeyeceği bir kitap. Fenerbahçe'nin
iki büyük yıldızı Oğuz Çetin
ve Aykut Kocaman'ın futbolculuk yaşamlarının
kitabı. Şimdilerde her ikisi de futbol adamlığına
soyunmuş bu iki "adam gibi adam"ın macerasını
sadece Fenerliler için değil, herkes için ilgi
çekici olsa gerek. Ama Ali Şen'in zehir ettiği
1994-95 sezonunsa Aykut ve Oğuz'un takımdan ayrılışına
yürekleri cız eden Sarı Lacivertliler için
kitap ayrı bir öneme sahip olmalı. Futbol camiasında
pek rastlanmayan vefa, dürüstlük, emeğe
saygı gibi değerleri hâlâ muhafaza eden
bu iki adamın hayatların kitaplaştırdığı
için Haşim Şahin'e teşekkür etmek gerek.
|
O Bir İmparator
Ahmet Çakır
Altın Yayınları, İstanbul
2000
Radikal
gazetesi ve bu gazetenin kaliteli dergisinden yazılarına
aşina olduğumuz Ahmet Çakır'ın Fatih
Terim kitabı. Övgüsü bol, ama başarıların
düzgün anlatıldığı bir kitap.
Mimiksiz, havası bol bir Fatih Terim görüntüsünü
elli kere izlemek yerine alıp okumak daha yararlı
olabilir. Eleştirellik payı biraz düşük
ama okumakta zarar yok. Ne de olsa hem futbol yazarı olup
hem Fatih Terim hakkında -hâşâ-
laf etmek kolay iş değil. |
On Bir Futbol Öyküsü
Camilio José Cela
Can Yayınları, İstanbul
1994
Tam
bir Latin Amerika kitabı. Dünyanın futbolu en
çok içselleştirmiş memleketlerinde geçen
sıcak öyküler. Gerçek hayattaki yıldızları
aramayın boşuna; adı üstünde hikaye
bunlar. Hani bizim "mahallenin bir takımı vardı,
herkesi yenerdik" geyikleri vardır ya, onun edepli
ve edebi anlatımı. Edebi yanı daha ağır
basıyor zaten. Hacmi de son derece küçük.
İki vapur yolculuğunda biter. Alın, hiç
değilse okumadım demezsiniz. |
Futbol Hayattır
Ali Kırca
Can Yayınları, İstanbul 2000
"Haber
hayattır" diyen Ali Kırca'nın futbol denemeleri.
Bilindiği üzere son dönemlerde genel yayın
şeyetmenlerinin yeni gözdesi futbol. Ali Kırca'da
kendi halinde bir şeyler çiziktirmiş. İsmet
Berkan'ın Beşiktaş yazıları kadar kötü
değil, yine de insanın aklına "içindeki
fanatiği yeniden keşfeden okumuş-yazmışlar
taifesinin yeni bir ürünü mü" sorusu
geliyor. Yine de hazmı kolay, rahatlatıcı bir
yanı var. "Futbol hakkında ne var ne yoksa hepsini
okuycam" diyenlere. |
Spikeriz Diye
Ümit Aktan
İnkilâp Yayınları,
İstanbul 2001
Maçları
izlemek kadar dinlemekten de hoşlananlar için Ümit
Aktan ismi fazla tanıdık. Kendine "has bir üslup
yaratma" konusunda biraz ayarı kaçıran Aktan'ın
anlattığı hafızalardan silinmeyecek maçları
hatırlayın. Hagi ve Arif'in golleri üzerine Hacı
Arif Bey esprisini, milliyetçilikte kantarın topuzunu
kaçıran millî hezeyanlarını kitapta
da yakalamak mümkün. Yine de nüktedan bir yanı
var. Hem 30 yılını bu işe vermiş. Kolay,
-ya da onun gibi söylersek; boru- değil...
|
Efsanenin Dönüşü:
Fenerbahçe'nin Şampiyonluk Öyküsü
Can İkizler
Alfa Yayınları, 2001
Haklısınız
bu efsane hikayesi baydı. Haklısınız efsanenin
Avrupa seferleri yeterince espriye konu oldu ama Can İkizler
oturmuş yazmış diye ayıp mı etmiş
yani. Kitap arka kapağından bir alıntı işe
yarayabilir "Fenerbahçe, galibiyetin tek sonuç,
şampiyonluğun tek verim olarak algılandığı
kıyasıya bit futbol kültürü olan ülkemizde,
elbette bu 'sonuç'a ve bu 'verim'e önem veriyor, vermek
zorunda.ama galibiyetlere rağmen kötü futbol
oynandığında, futbol ruhunu korumayı şair
edinmiş camiası ve taraflarıyla hüzne kapılmadan
da edemiyor. 'Yeniyor ama Kanarya'da tat yok' bir kahvehane
söyleyişinin ötesinde futbolun güzelliklerinden
kopmuş olmanın kederini ifade ediyor..." Hem
"Hep Destek Tam Destek" hikayelerinin Fenerbahçe
tarihi açısından önemi malum. Sırf
bunun hatırına alınabilir. |
Futbol Savaşı
Ryszard Kapuscinski
Om Yayınevi, İstanbul 2000
İsmine
aldanıp sakın almayın. Zaten bu da bir tanıtım
yazısı değil. Kapağında futbol topları
da, ismindeki çarpıcılık da yalan. Yazarımız
El Salvador- Honduras savaşının futbolla
olan "ilintisine" şöyle bir değinip
başlıyor savaş anılarına. Onun dışında
bir mahalle maçı bile geçmiyor. Kitabın
futbolla ilgisi o kadar tali ki, insan çeviriyi yapanlarda
dahi bir kasıt arıyor. Tamam futbol külliyatı
fazla geniş olmayan bir ülkede yaşıyoruz.
Ama bu böylesi ayıpları hoşgöreceğimiz
anlamına gelmez ki? Futbolla ilgisi var diye alıp
okumayın sakın. |
|
Geri
Pas: Diyarbakırspor'un 33 Yılı
Faruk Arhan
Si Yayınları, 2001
Adını görüp insanın
büyülenmemesi elde değil. İtiraf edelim
okumadık. Ama ziyadesiyle yeni bir kitap "Ora"da
futbol nasıldır? "Diyarbakırspor asla
sadece Diyarbakırspor değildir" mi? Devletin
parmağı nelere kadirdir?.. Bu konulara dair bir
tek satır varsa bile almak gerekmez mi?
|
|