|
Futbol ve Kültürü
Derleyenler: R. Horak , Tanıl
Bora
İletişim
Yayınları / Futbol Kitapları Dizisi 2. baskı,
İstanbul 2001
18
Avrupalı, 11 Türkiyeli yazar, sosyolog, gazeteci
veya, kitabın arkasında yazıldığı
gibi, "sadece" eli kalem tutan futbolseverin
katıldığı bir geniş futbol forumu.
Veya konferansı. Veya atelye çalışması.
Artık ne derseniz. Biraz da fazla geniş. Taraftar
âlemi ve holiganizmden kapitalistleşme, sanayileşme
ve medya egemenliğinin futbol kültürüne
etkilerine kadar pek çok "okkalı"
mevzu var kitapta. Bunun yanısıra, Barcelona'nın
kendine özgü kişiliği veya Maradona'nın
Napoli'deki macerası veya Çauşesku Romanya'sında
Steau Bükreş'in öyküsü gibi pek
leziz parçalar bulunuyor. Bizim futbol âlemimiz
de Yiğidolarıyla, "Gâvur" İzmir'iyle,
Feyyaz'ın tekmesiyle, halı saha futboluyla temsil
ediliyor. |
Bu Maçı Alıcaz!
Türkiye'de Futbol
Can Kozanoğlu
İletişim Yayınevi
/ Bugünün Kitapları Dizisi, 2. Baskı,
İstanbul 1996
Can
Kozanoğlu'nun, futbol sosyolojisi alanında ilk ve
klasik olan eseri. Transfer hikayelerinden sürgünle
sonuçlanan mağlubiyetlere, çocukluk umutlarından
emeklilik yıllarına, futbolcu kimdir, "hoca"
kimdir? Bir insan niçin hakem olur, bir hakemin başına
neler gelir? Sonra tribünler, taraftar kimliği,
"alaturka hooliganlar", Anadolu-İstanbul
çekişmesi... Talat Paşa'dan bugüne devlet-kulüp
ilişkileri, iktidar-futbol ilişkileri; İnönü'den
Menderes'e, Demirel'den Evren'e, Özal'dan Çiller'e
asker-sivil futbol darbeleri; "militarist futbol"dan
"polis devleti" futboluna geçiş... Ve
tabiî, anlı şanlı tezahürat tarihimiz...
Türkiye'deki futbol âleminin bazı sorunlarının
hâlâ sadece bu kitapta konu edilmiş olduğuna
inanmak zor, ama öyle. Türkiye'de futbol üstüne
kitap okuyayım diyorsanız, önce Can'ın
kitabına el atacaksınız, kaçınılmaz.
Takımdan ayrı
düz koşu
Derleyen: Tanıl Bora
İletişim Yayınları
/ Futbol Kitapları Dizisi 2. baskı, İstanbul
2001
Memleket
futbolunun değişik yüzlerine dair uzunlu kısalı
yazılardan oluşan bir derleme. Kimisi futbol aleminin
içinden kimisi dışarıdan bakışla,
kimisi uzman gözüyle kimisi gönül gözüyle
yazılmış... 'Ne anlıyorsunuz şu oyundan?'-
Futbolu sevmenin farklı biçimleri... Futbola yabancı
olanların yaşadığı derin mahrumiyet...
'Puan veya puanlar almaya geldik...'- Türkiye`deki
yabancı futbolcular... Standart futbolcu demeçleri...
Amatör futbol dünyası... 'Bizler inandık
siz de inanın!' -Takım kimlikleri... Kulüp
'vizyonları'... Taraflar ortamları... 'Sen şampiyon
olmasan da...'- Tribünlerle, efsanelerle... geçmişte
yaşayan... uzaktan izlenen... takımlarla ilgili...
ve 'takım değiştirmeyle' ilgili aşk hikayeleri...
Ahmet Çiğdem, Mehmet Demirkol, Benjamin Holland,
Gaye Boralıoğlu, Akif Kurtuluş, Bağış
Erten, Mustafa Görkem Doğan, Özgür Teoman,
Hakan Dilek, Ümit Kıvanç, Ferruh Uztuğ,
Serkan Seymen, Murat Toklucu, Eda Çevik, Yiğiter
Uluğ, Murat Gültekingil, Yetvart Danzikyan, İmran
Ayata, Tanıl Bora.
Gölgede ve Güneşte
Futbol
(El Futbol A Sol y Sombra)
Eduardo Galeano
Can Yayınları / Çağdaş
Dünya Yazarları Dizisi, İstanbul 1997
Uruguaylı
edebiyatçı Eduardo Galeano'dan, hem çok sıkı
bir futbol kitabı hem de futbolla ilginiz olmasa bile
başınızı kaldırmadan okuyacağınız
güzellikte bir denemeler kitabı. Galeano bize hem
futbolun iç dünyasını hem bugünün
dünyasında futbol üzerinden döndürülen
dolapları hem futbol tutkusunun özel bir kimliğe
büründüğü Latin Amerika'yı anlatıyor.
Araya sıkıştırdığı, birbirinden
ilginç olaylar, izlenimler, anekdotlarla. Futbolun, mevcut
dünyanın başka bir versiyonu olduğunu
görüşüne de güç kazandırabilecek
bir kitap. Öte yandan, dünyası futbolla sınırlı
olmayan bir insanın, bir edebiyatçının
işe el attığında futbol hamurundan başka
neler yoğurabileceğini gösteren bir eser. Şiddetle
tavsiye ederim.
Futbol Asla Sadece
Futbol Değildir
(Football Against the Enemy)
Simon Kuper
Sabah Kitapları / Çeşitlemeler
Dizisi
Kitabın arka kapağında özel
olarak belirtildiği üzre, yazar Simon Kuper, özel
olarak futbolun "tılsımı"nın
peşine düşmüş, 9 ayda 22 ülke
dolaşıp, sadece futbol sahalarından değil
başka alanlardan da tanıyacağınız
insanlarla futbol tartışmış. Niye bu kadar
yaygın bu spor? Niye bu kadar düşkün bunca
insan futbola? Nelson Mandela'dan Parreira'ya, Fani Madida'dan
Gullit'e pek çok bildik isim var bunların arasında.
Kuper, halen onefootball.com'da bir köşe sahibi.
www'sini unutmadan yazın tarayıcınızın
adres satırına, girip Kuper'in yazılarını
okuyun.
Futbolun Kısa
Tarihi
(Kleine Geschichte des Fussballspiels)
Theo Stemmler
Dost Kitabevi Yayınları
/ Yaşam ve Kültür Dizisi, Ankara 2000
Futbolun
tarihi hakkında ne kadar ne biliyoruz? Nereden çıktı
bu oyun, ilk kimler oynadı, nasıl gelişti?
Kurallarını kimler koydu? Rugbiyle yolları
ne zaman ayrıldı? İlk kulüpler ne zaman,
nerede ve nasıl kuruldu? Nasıl bu kadar yaygınlaşıp
kitleleri adeta ipnotize eder oldu? Bir zamanlar kralların
yasakladığı, Püritenlerin karşı
çıktığı, kilisenin kara listeye aldığı
futbol kitlesel bir tapınma ayinine nasıl dönüştü?
Futbolun Kısa Tarihi, edebiyattan mahkeme tutanaklarına
kadar çok çeşitli kaynaklardan yararlanarak
bütün bu sorulara cevaplar arıyor. İnce,
ama yoğun bir kaynak sayılmalı.
Kesin Ofsayt
TV futbolu ve futbol medyası
Ümit Kıvanç
İletişim Yayınları
/ Futbol Kitapları, İstanbul 2001
(Kendi
kitabım olduğu için tanıtım yazısını
ben yazmayacağım müsaadenizle. Kitabın
arka kapağına Tanıl Bora'nın yazdığı
metni kısaltarak aktaracağım:) Futbol yorumculuğu,
nicedir, en gözde halk felsefesi tahtında oturuyor.
Milyonlar televizyondaki "futbol geyiklerinin" esiri.
Futbol medyasının klişelerle, dargörüşlülükle,
basbayağı palavrayla yüklü budalalaştırıcı
söyleminin, bu ülkedeki kollektif mantık ve
muhakeme yetmezliğinin, "zihniyet bozukluklarımızın",
kocaman bir aynası olduğunu... sadece o kadar da
değil, bizzat güçlü bir kaynağı
olduğunu söylemek abartma sayılır mı?
Bu kitap, bu dev lunapark aynasına, futbol medyasına,
onun üzerinden futbol âlemine bakıyor. Futbolu
anlamlandırma ve sevme biçimlerinin nasıl deforme
olduğunu, tek boyutlulaştığını,
çirkinleştiğini gösteriyor. İnsanın
içindeki çocuğu -daha ziyade oğlan
çocuğu!- hep yaşar kılan eşsiz
bir oyun, zevki paylaşıldıkça çıkan
engin bir tutku olan futbolun, endüstri haline geldikçe
nasıl kirlendiğini bir defa daha hatırlatıyor,
aslında...
Mahallenin En Şık Abileri
Hakan Dilek
Babil Yayıncılık /
Meşinyuvarlak Dizisi, İstanbul Nisan 2001
"Hakan
Dilek futbol dünyamızın iç karartıcı
köşelerinden bulup çıkardığı
gerçek yaşam öyküleriyle bakış
açımızı değiştiriyor. Görmediklerimizi
gösteriyor. Madalyonun pırıltılı
yüzünü çevirip önümüze
koyuyor. Yere düşmüş yıldızları
yakamıza takıyor..." Semih Gümüş'ün
kitap üstüne söyledikleri bunlar. Can Kozanoğlu
da, "Futbol işte, maç bitiyor muhasebe
bitmiyor," demiş. "Her kuşağın
futbolcuları ve her kuşağın tribünleri
için yalnızca kitap değil defter de galiba
Mahallenin En Şik Abileri, tek sayfaları hatıra
defteri, çift sayfaları muhasebe defteri meselâ..."
Tanıl Bora ise, "Hakan Dilek'in eski topçu
hikayelerinde, insan çocukluk arkadaşlarıyla
karşılaşmış gibi oluyor,"
diyor. "Çocukken erişilmez devler olarak
gördüğü efsane adamlar 'dengiymiş'
gibi çıkıyor karşısına.
Eski 'topçu'nun, bugünün starlarına
kıyasla aslında ne kadar 'yakın', ne kadar
'bizden birisi' olduğunu fark ediyoruz..."
|
Gol Atan Galip
Futbola Sosyolojik Bir Bakış
Mahmut Sert
Bağlam Yayınları
/ İnceleme - Araştırma Dizisi, İstanbul
2000
Günümüzde
sporun "yaşam biçimi" olarak sunulmasının
ardında acaba ne gibi nedenler bulunmaktadır? Ya
da spor, insanlar için nasıl "yaşam biçimi"ne
dönüşmüştür? Bu spor yaşamının,
hiç spor yapmayanlar tarafından benimsenmesinin
ardındaki nedenler nelerdir? Öte yandan çok
çeşitli spor dalları olmasına karşın
gelişmişlik durumu ne düzeyde olursa olsun
birçok toplumda neden futbol, kitlelerin ilgisini diğer
sporlara göre daha çok çekiyor, yoksa futbol
dünyası, spor olgusunu yutuyor mu? Bu gelişme
Türkiye örneğinde nasıl bir süreç
izlemiştir ve neden Türkiye'de spor denilince akla
futbol, futbol denince de İstanbul'un büyük
takımları gelir? Mahmut Sert bütün bu
sorulara cevap aramak gibi meşakkatli bir işi yürütürken,
hem insan ilişkileri hem toplumsal ilişkiler çerçevesinde
"iktidar" kavramıyla da uğraşıyor.
Taraftarın senle...
Murat Toklucu
İletişim Yayınları
/ Futbol Kitapları, İstanbul 2001
Bu
kitap, futbolun en "canlı" unsurlarından
biri, taraftar üstüne. Tezahüratlarda, "zor"
kazanılan maçlarda, takımın en "sıkıntılı"
günlerinde, yağmurda, çamurda, deplasmanda
her zaman hazır ve nâzır... Şimdilerde
"yenilenen" bir profile sahip olsa da hep tribünde
en çılgın haliyle ya da gözyaşlarıyla
resmedilen hep o taraftar... Bir "dekor"...? Bir
sosyolojik araştırma nesnesi...? Bir müşteri
grubu...? Bir dost meclisi...? Bir popüler kültür
ortamı...? Bir tutku...? Bir "delilik"...?
Bir kriminal problem...? Murat Toklucu'nun kitabı, Türkiye'de
taraftarlık dünyasından profiller, manzaralar,
portreler sunuyor. Türk tipi holiganlık... İstanbul'un
"merkezî" taraftar grupları: "Çarşı",
UltrAslan, Fenerlist... Ruhunu takımına gömenler:
Kocaelisporlu Mehmet Taş, Bursasporlu "Hatçe
Recep"... Bir efsane, bir tarih: Amigo Orhan... Ve "orada"
taraftarlık: Diyarbakırspor... Zaten kitap, tribünlerde
giderek daha az avaz bulan bir tezahürata gösterilen
vefa gibi: "Yenilsen de bazı bazı / Taraftarın
buna razı / Sen şampiyon olmasan da / Biz çekeriz
cefasını / Senin için..."
Futbol ve Biz
Semih Gümüş
Can Yayınları / Güncel
Dizisi, İstanbul 2000
Edebiyat
eleştirmeni ve futbol, özellikle Cimbom tutkunu
Semih Gümüş, 1980'ler sonrası Türkiye'sinin
"yeni oluşumu" kulüp gazetecileri gibi,
taraftarlığıyla ortalığı kirleten
biri değil. Sâkin, özellikel insanî değerleri
gözardı etmeden düşünüp yazan
biri. Futbol yazılarında bu sükûnetin
yanısıra görmezden gelinemeyecek bir samimiyet
de var. Kitabında, spor etiği, hakemlerin konumu,
şiddet, altyapı, yıldızlar... gibi futbol
dünyasının pek çok konu başlığı
altına sokulabilecek yazılar var. Şöyle
soruyor bir yandan da: 'Kötücül ruhlarla sıkıfıkı
olan futbol, topun ele avuca sığmayan büyüsüyle
insanların gözünü kör ediyor. Kimse
kendinden başkasına futboldaki kadar tahammülsüz
değil. Topun yuvarlaklığı insanların
sinirlerini zayıflatıyor. Kara büyü gibi
bir tılsım bu. Tarlabaşı'nda, Kuledibi'nde,
Beyoğlu'nun arka sokaklarında gece yarısı
dolaşmak gibi. İnsanı hem ürkütüyor,
hem de gizeminin içine çekiyor. Bu büyü
niçin bozulmuyor?' Gümüş'ün kitabında
Tonguç Yaşar'ın çizimleri de yeralıyor.
Yıkılamayan
İmparatorluk Futbol
Serhat Hürkan
Ümit Yayıncılık,
Ankara 2000
Kitabın
hikâyesini önsözde yazar bizzat anlatmış;
o zaman ona kulak vermek en iyisi: "Bu kitabın hikayesi,
1998 Haziran ayında başladı. O günlerde,
TRT'de 'anlaşmış' bir ekip halinde dış
politika programı yapıyorduk: Konum'u... 15 günde
bir yayınlanıp yedinci bölümünde
tamamlanan programın sonucusu, Fransa'daki Dünya
Kupası nedeniyle futbola hasredildi. Türk kulüplerinin
tarihçeleri, futbolun politika, diplomasi, kültür
ve sosyolojiyle ilişkileri... Kısa, özet VTR'lerle
sunulmaya çalışılan bütün bu
temaları, stüdyo konuğu olarak Ümit Gürtuna'nın
karşısına oturan Prof. Dr. Kurthan Fişek
'tuzlu, biberli' üslubuyla yorumladı."
Fenerbahçe Cumhuriyeti
ve Cumhurbaşkanları
Halit Deringör
Çağdaş Yayınları,
İstanbul 1998
Fenerbahçe'nin
gelmiş geçmiş en önemli futbolcularından
-aslında "yıldızlarından"
demek gerekir- Halit Deringör, yaklaşık
elli sene öncesinin Kadıköy'üyle,
Kadıköy vapuruyla, okula, işe giderken
herkesle birlikte oturup geçmiş maçı
konuşan futbolcularıyla, kendiliğinden,
kulübün yan tesisleri durumuna gelmiş dükkânlarıyla,
meyhaneleriyle, bambaşka ilişkileriyle, bambaşka
insanlarıyla, bambaşka bir âlemi anlatıyor.
Futbolu değil İstanbul'u, toplumumuzun bir zamanlar
nasıl yaşadığını merak ediyorsanız
yine tavsiye edilir. |
Ameliyat Masası
Hakan Kulaçoğlu
Ümit Yayıncılık,
Ankara 2001-12-19
Hakan
Kulaçoğlu asıl olarak bir "Trabzonspor
yazarı", günün geçerli ölçülerine
göre. Evet, bu yazar sahiden de Trabzonlu olmasına
Trabzonlu, hem memleket bakımından hem de taraftarlık
bakımından. Ama taraftarlığın ötesine
uzanarak bakabiliyor futbol âlemine. 1990'ların
ortalarından itibaren çıkmış yazılarını
topladığı kitap, futbol dünyamızda
olan bitenin, İstanbul merkezli ve odaklı bakılmadığında
nasıl görüldüğüne dair fikir
edinmek isteyenlerin bulabilecekleri ender kaynaklardan biri.
Türkiye'de Futbol
Klüplerinin Şirketleşmesi,
Halka Açılması, Finansmanı ve Vergileme
Fatih Kemal Ebiçlioğlu
, Şakir Dorukkaya , Aydın Kıratlı
Dünya Yayıncılık
/ Başvuru Kitapları Dizisi, İstanbul 1998
Kitabın
yazılışındaki amaç, girişteki
şu sözlerle ortaya konuyor: "Bir yandan futbol
popülerliği geniş halk kesimini seyirci kitlesi
olarak cezbederken, diğer yandan artık trilyonla
ifade edilmeye başlanan transfer ödemeleri ile bu
ödemeler ve kulüplerin diğer gelir ve gider
kalemlerinin ne ölçüde kayıt içine
alınıp vergilendirildiği kamuoyunda tartışma
yaratmaktadır. Diğer yandan, Türkiye'de futbol
kulüplerinin dernek yapısı içinde örgütlenmeleri
ve gelişen koşullar içerisinde bir takım
ekonomik faaliyetlere kaynak bulmak için dernek amacını
aşan bazı girişimler hukuki ve yönetsel
anlamda bir takım sorunları gündeme getirmektedir."
Yani meselenin aslında çok önemli olduğu
halde can sıktığı için kimsenin takılmadığı
taraflarına takılmış yazarlar. Kutlamak
ve en kısa zamanda okumak lâzım.
Hain Futbol
Eğlenceli Bilgi - 8
(The Knowledge: Foul Football.)
Michael Coleman
Timaş Yayınları
/ Gençlik Dizisi, İstanbul 2000
Bu
kitap, ille de eğlendirilmeden herhangi bir şey
öğrenmeye yanaşmayan günümüz
insanı için hazırlanan dizilerden birinin kapsamında
belli ki. Yalnız bir özelliği, onu bu tür
zevzekliklerden tamamen ayırıyor: Bu kitapta inanılmaz
bilgi var! Pek çok ayrıntı, pek çok ilginç
olay, pek çok veri... Kitap pek zengin yani. Ancak, okumaya
niyetlenirseniz, öfkelendiğinizde öfkenizi
kimseye zarar vermeden nasıl boşaltacağınızı
şimdiden planlayın. Çünkü kitap futbolla
uzaktan yakından ililişkisi olmayan bir kişi
tarafından çevrilmiş, akıl almaz çeviri
kazaları ve sinir bozan özensizlikler var. İşin
ilginç tarafı, yayınevinde de kimse bakmamış
veya onların da hiçbirinin futbolla ilgisi yok.
Ama dediğim gibi, kitapta çok bilgi var.
|