|
Sayfa düzeninin azizlikleri
Galatasaray-Roma maçından sonra,
kendi dışımızdaki herkesi "Haçlı
zihniyeti" vesaire ile suçlama günlerine geri dönüldü.
Maçın Fransız hakemi Colombo'nun Roma'yı tuttuğu
iddiaları, gruptan Barcelona ile Roma'nın çıkmasını
isteyen UEFA'nın daha geniş bir komplosuna dair fantezilerin
arasında kendine yer buldu. Radikal spor servisi, hem ana haberiyle
bu komplo teorilerine katılmadığını belli
etti hem de Ahmet Çakır -Cimbom taraftarı olmasına
rağmen!- ve Ayhan Yılmaz'ın köşeyazıları,
hakemi savunur içerikteydi. Bu tutuma katılıyor ve
tebriklerimi sunuyorum.
Ancak, gazetecilik bir tuhaf meslek, Radikal spor
sayfasına bugün uzaktan şöyle bir bakıp
geçenler, tam aksi bir izlenime kapılacaklardır.
Çünkü sayfanın manşeti, hernekadar tek
tırnak içerisinde de olsa, şu söz: "Cim
Bom'a UEFA oyunu". Ana haberin ve yanındaki ayağın
altında, Ahmet Çakır'ın köşesinin
başlığı: "Yaktın bizi Colombo!"
Dediğim gibi, hem ana haber hem de Çakır'ın
yazısında, "Cimbom'u Fransız hakem yaktı,
zaten aslında komplo vardı" vs. iddialarına
karşı çıkılıyor. İçerikten
yana bir sıkıntı yok. Ama sayfaya karşıdan
baktığınızda, yarattığı izlenim
tam tersi.
İşte sayfa düzeni, başlık
seçimi vs. bu nedenle çok önemli. Gazete sayfası
hazırlarken, okurun "bakıp geçebileceği"
ihtimalini hep varsaymalısınız. Elbette Afganistan'daki
durum üzerine siyasî analizlerin yeraldığı
bir sayfada bu gereklilik kendini bu kadar hissettirmez. Ama özellikle
spor ve magazin sayfalarında, bakar bakmaz görünenlerin
ne olduğu görece büyük önem taşıyor.
Birkaç gün sonra, "Radikal, Galatasaray-Roma
maçındaki hakem tartışmasını nasıl
vermişti?" diye soracağınız biri, "Valla,
'UEFA oyunu' demişlerdi galiba," cevabını verebilir.
Her zaman dikkat çekmeye çalışıyorum;
alıntı laftan başlık yapıldığında,
lafın sahibinin adı, soyadı, bu lafın bir sahibi
olduğuna dair güçlü bir işaret başlıkta
yeralmıyorsa, gazete bu lafı sahiplenmiş gibi oluyor.
Tırnaklar, hele tek tırnak, durumu asla kurtarmıyor.
Siyah-kalın ve etli bir karakterle, büyük puntoyla
'Cim Bom'a UEFA oyunu' deyip, beyaz-light
ve küçük puntoyla (spotta) bunun Lucescu'nun
iddiası olduğunu izah ettiğinizde, yarattığınız
imaj kastınıza uymuyor. Bu kombinasyon, "Lucescu:
Bu UEFA oyunu" gibi bir başlığın
yerini asla tutmuyor.
İnanın bana, doğrusu budur.
(NOT: "Açıkçası,
Colombo'nun özellikle bizim hakemlerimize ders olarak gösterilebilecek
bir maç yönettiği inancını koruyorum,"
diye yazan -Galatasaraylı!- Ahmet Çakır'a
tebriklerimi sunuyorum. Bence de aynen böyle. Adamın kendine
göre bir "üslûbu" vardı ve sahadaki
otoritesi en az Collina kadardı.)
SAYFA
BAŞI
|