|
M U H A T
A B I M I Z MT A H A MA
K Y O L . . .
Taha
Bey'e gel, imajını toplasın
MHP'nin
derdi, Taha Bey'i sarstı
Üzmeyin
artık Taha Bey'i !
Taha
Bey cinayeti çözmüş
Terör
ve teknoloji meseleleri de çözüldü
"Sizi
biliyorum, içinizden çıktım, bana güvenebilirsiniz ahbap!"
Taha Bey'e gel, imajını toplasın
Milliyet yazarı ve CNN Türk'ün Genel Müdürü Taha
Akyol, görüş ve önerilerini gazete köşesi ve televizyon ekranından
yayabilme hakkını yeterli görmüyor olmalı. Çünkü 10 Temmuz günü
yazdığı yazıda, açıkça, MHP'nin akıl hocalığına talip oldu. Kendisi
12 Eylül 1980 öncesinde Hergün gazetesinde ılkücü harekete yön vermeyi
amaçlayan siyasî analizler yazardı. Sonra, izledğimiz gibi, her
derde deva, geniş kapsamlı bir liberalizmin kararlı bir savunucusu
oldu. Ancak şimdi, tıpkı Akyol'un liberalizmi gibi, MHP de neyi
kapsayıp neyi dışladığı kolayca anlaşılamayan, ne olduğu belirsiz
bir hale gelince, ikisinin yolları yine kesişecek hayırlısıyla.
Yani Akyol'un önerdiği -veya istediği- gibi, bu partinin yönetimi,
"MHP açısından 'itimat edilebilir' nitelikte çeşitli uzman
ve işadamlarıyla görüşerek" iş yapmayı seçerse.
Akyol'un "MHP'nin kaygıları" başlıklı
yazısına beraberce göz atalım.
MHP Türkiye aleyhine iş yapmaz
Şöyle başlıyor:
"Dün sabah MHP'li bazı bakan ve
yöneticilerle görüştüm. 'Kriz çözülecek' diyorlardı. Devlet Bakanı
Faruk Bal şunları söylüyordu: 'Taha Bey, siz MHP'yi çok iyi bilirsiniz.
ıçinden çıktınız. Biz Türkiye'nin aleyhine bir iş yapar mıyız?"
Şunları bir kenara kaydedelim:
1. Taha Akyol'un MHP'yi "çok iyi bildiğini"
MHP'den bakan olmuş bir kimse bizzat söylemektedir.
2. Akyol, MHP'nin "içinden çıkmış"tır.
(Bugüne kadar "çıkmış" olduğunun vurgulanmasını tercih
etmekteydi, bu yazıda "içinden" kısmını önemsemekte, belli
ki.)
3. MHP "Türkiye'nin aleyhine bir iş"
yapar mı hiç?
Devam edelim.
Enis Öksüz de söyledi nitekim
Elbette son didişmelerde MHP'den değil IMF-hükümet-piyasa
cephesinden yana olan liberal Taha Akyol, bunun üzerine, "Peki
nedir kardeşim bu çıkardığınız kavga gürültü?" demiyor, tuhaf
bir şekilde. Diyor ki: "Konuyu somutlaştırdım." Bu somutlaştırmanın
içeriği de, "IMF ile anlaşmanın yürümesi, kredi dilimlerinin
açılması, piyasalara güven verilmesi" haliyle. Sonrası bakın
nasıl geliyor:
"Bal bunları da doğruladı." Yani,
neyi "doğrulamış" MHP'li bakan? Partisinin bu açılardan
-en azından Akyol'a göre- yanlış yaptığını mı? Nitekim, lafın devamından,
MHP lideri Bahçeli'nin "sorun çözme yeteneğine güven"den
falan, bunu anlıyoruz.
Taha Akyol şöyle sürdürüyor, "Türkiye'nin
aleyhine iş yapmaz" MHP efsanesini:
"Sabah, Ulaştırma Enis Öksüz de
'Türkiye'nin yararına nasıl çalıştığımızı tarihler yazacak' diyordu
ve ekliyordu: 'Ne karar alınırsa biz uyarız.' Ve liderler zirvesinden
çözüm çıktı: Telekom'da IMF'yi tatmin edecek bir düzenlemeye gidiliyor."
Ne kadar zor bir pozisyon, görüyorsunuz. Liberalizm,
Enis Öksüz'ü mahkûm etmeyi gerektiriyor, öte yandan MHP "Türkiye'nin
aleyhine iş yapmaz"...
MHP iyi niyetli, imajı yamuk
Yazının devamında, Akyol MHP'lilerin "medyada
kendilerini sorumlu tutan yorumlardan rahatsız" olduğunu anlatıyor,
MHP'lilerle Kemal Derviş arasındaki güven sorunundan sözediyor.
Ve geliyoruz son kısma:
"MHP'lilerin iyi niyetinden kesinlikle
şüphem yok. Ama Türkiye yönetilecek ve IMF ile imzalanan program
da yürüyecek. MHP olaya bir de iki açıdan bakmalıdır:
- Ya Kemal Derviş de iyi
niyetliyse ve IMF'nin isteklerini aktarmak ona düştüğü için IMF'yle
özdeş bir görüntü ortaya çıkıyorsa?
- ıkincisi, piyasalar
nasıl algılıyor? MHP'liler MHP'yi sorumlu veya 'sebep' gösteren
haber ve yorumlara kızıyorlar. Ama ya medya piyasadaki kaygıları,
piyasadaki psikolojik tepkileri yansıtıyorsa..."
Bunları, Akyol'un Bahçeli ve MHP yönetimine ilk
önerisi izliyor: "Piyasanın nabzını tutan, piyasadaki kaygıları
ve umutları bizzat yaşayan işadamlarıyla, güvendikleri, hattâ MHP'li
işadamlarıyla sık sık görüşmeli..."
Sonra öbür öneri geliyor:
"MHP, ilişki çevresini genişleterek,
özellikle dünya ekonomisi ve Türk ekonomisinin nabzını tutan ve
MHP açısından 'itimat edilebilir' nitelikte çeşitli uzman ve işadamlarıyla
görüşerek daha objektif değerlendirmeler yapabilir, yapmalıdır da."
"ıtimat edilebilir" uzmanlar kimler
olabilir? Meselâ "MHP'yi çok iyi bilen", hele onun "içinden
çıkmış" birileri olmayacaksa?
Ve: P.R. için uzman gerek
Yazının sonunda Taha Akyol, bakın sözü nasıl bağlıyor:
"O zaman 'MHP yüzünden' veya 'IMF
bastırdı, MHP geri adım attı' gibi MHP'yi rahatsız eden algılamalar
ortadan kalkar, en azından azalır. MHP bunu yapmazsa en haklı olduğu
yönleri bile anlatmakta zorlanabileceği bir imajı oluşabilir."
Akyol danışmanlık, yol göstericilik talebine kendini
o kadar kaptırmış ki, "MHP'yi rahatsız eden algılamalar"
dediği şeylerin düpedüz son birkaç haftanın gerçekleri olduğunu
unutmuş. Yani şimdi son gerilim "MHP yüzünden" olmadı
mı? Veya "IMF bastırdı, MHP geri adım attı" gibi bir "algılama"
gerçeğe uymuyor mu? Tabiî ki burada bunları tartışmıyoruz. Sadece,
normal zamanda Taha Akyol'a göre de gerçekliği su götürmez olguların,
şimdi burada, MHP yönetimine seslenilen bir yazıda nasıl ifade edildiği
gözümüzden kaçmasın diye kurcaladık.
Özetleyerek bitirelim:
MHP'nin Türkiye aleyhine iş yapmayacağı kesindir.
MHP'lilerin iyi niyetinden şüphe duyulamaz. Ama MHP işi bilenlere
danışmadığı için imajı yamuktur. MHP bu nedenle "itimat edilebilir"
uzmanlara ihtiyaç duyduğunu kabul etmelidir. Taha Akyol MHP'nin
içinden çıkmıştır ve onu çok iyi bilmektedir.
MHP'nin
derdi, Taha Bey'i sarstı
MHP'ye siyasî kılavuzluk yapma girişimleri
şimdilik boşa çıkan Milliyet köşeyazarı Taha Akyol, bu partinin
öndegelenlerine kendisinin onların "içinden çıktığını",
"MHP'yi çok iyi bildiğini", bu parti açısından "itimat
edilebilir" olduğunu anlatmaya çabalarken, sanırım iyice havaya
girdi. Bakın, Akyol bakan Enis Öksüz'ün istifasından nasıl sözetti:
"Enis Öksüz onurlu bir davranışla istifa etti. Böylece şahsıyla
ilgili spekülasyonlar yapılmasını önlediği gibi, bu spekülasyonların
ekonomik programa zarar vermesinin de önüne geçmiş oldu. Hayırlı
olsun" (18 Temmuz). ışte, "itimat edilebilirlik"
buna denir!
Üzmeyin
artık Taha Bey'i!
Kaç gündür izliyorsunuz, nasıl üzülüyorum. Taha
Bey elinden geleni yapıyor, ama "içinden çıktığı", "çok
iyi bildiği" ve nezdinde "itimat edilebilir" bir
uzman olduğu parti, MHP, kendisine kulak vermiyor. E, tabiî, Taha
Bey de haklı olarak, "MHP yıpranıyor" diye yazmak zorunda
kaldı 19 Temmuz'da, Milliyet'teki köşesinde. MHP'ye sesleniyorum:
ızmeyin artık Taha Bey'i. Taha Bey'e sesleniyorum: Siz de MHP'nin
sizin zannettiğiniz şey olmadığı ihtimalini bir düşünün. Çırpınışınızı
izliyor, biz de üzülüyoruz. Valla yine içim bir fena oldu...
|