|
M U H A T
A B I M I Z MF A T İ HMA
L T A Y L I . . .
 |
|
"KİRLİ
SAVAŞ" KAPIŞMASI
- Fatih Altaylı ile, Uzan'ların 2001 kongresi sırasında Galatasaray
kulübünü ele geçirme harekâtına girişmeleri vesilesiyle günlerce
tartıştık. Uzan'ların Galatasaray'dan geri püskürtüldüğü günlerde,
Fatih Altaylı ve Hürriyet gazetesi birdenbire Star'ın sahipleriyle
ilgili pek çok bilgi, belge vs. ele geçirip bunları yayımlamaya
başladı. Tabiî ki burada bir tuhaflık vardı. Karşılıklı, bir
"kirli savaş" yürütülüyordu. Bunları yazınca, Altaylı'dan
şiddetli tepki geldi. Ben de karşılığını vermeye çalıştım. Bu
yazılar fazlasıyla ilginizi çekebilir. TIKLAYIN |
Kabahatli kalabalığı kayırmak...
"Popülizm" aslında nedir?
Ekonominin "popülizm" yüzünden battığı
söylenip duruyor ya. Kastedilen, siyasetçilerin bazı toplum kesimlerine
bol keseden para dağıtması. Ama tabiî bu arada asgarî ücrete, memur
maaşına yapılacak zam da popülizm kapsamına sokulabiliyor, sahiden
ihtiyacı olanlara yapılması gereken yardım da. Hattâ ipten kazıktan
tamamen kurtulmuş piyasacılar sağlık, eğitim vs. harcamalarını bile
"popülizmdir, din-i iktisadiyeye göre günahtır" diyerek
ortadan kaldırmaya çabalıyorlar. Durmadan küfredilen şu popülizmin
aslında ne olduğunu anlamak zorundayız.
Ekonomi alanına değilse de toplumsal zihniyet dünyamıza
ilişkin bir mevzudan hareketle bu yolda adım atabiliriz belki.
Hürriyet yazarı Fatih Altaylı 10 Temmuz'da ("niye
anca bugün konu ediyorsun?" diyenler manşetin spotunun sonundaki
nota baksın lütfen) şu meşhur "Elite Model Look" yarışması
üstüne yazdı. Yarışmaya tam beş bin kişinin başvurmuş oluşuna, "Vay
anam vay!" diyerek, haklı bir tepki gösterdi. Okuyalım:
"...Türkiye'min haline bakın. Önce ün,
sonra para için ailelerin evlatlarına reva gördüğüne bakın. 'Hadi
kızım kazan yarışmayı. ınlü ol. Zengin ol. Bize bak.' Eskiden kızlar
analarından, babalarından gizli katılırlardı bu yarışmalara. Şimdi
analar babalar kızlarının elinden tutup götürüyor: 'Benim kızım
çok güzeldir. Bakın bakın.' Yuh, yuh, yuh!"
Altaylı hemen burada, popülizmi uzun tariflere
kalkışmadan anlamamızı sağlayacak şu ilâveyi yapıyor:
"O analara babalara değil, o ana babaları
bu hale düşürene yuh."
Devam ediyoruz:
"...'Dokun bana' adlı yarışmada bir
kızcağız 54 saat sonunda doktor zoruyla yarışmadan çıkarılıp Citroen'i
kaybedince annesi kıza etmedik hakaret bırakmadı. Kız neredeyse
ölecek, doktorlar 'Bırakmalısın' diyor, ana kızına kızıyor. Çünkü
otomobil gitti. Vay, vay, vay! Yuh, yuh, yuh!"
Popülizm ilâvesi geliyor:
"O anaya değil. O anayı bu hale düşürene.
Topunuza yuh!"
Başımıza belâ olan popülizm hadisesini anlamamızı
sağlayacak soru işte şudur:
Niye o anaya babaya yuh değil?
Efendim, o hale düşmüşler... Hattâ onlar da düşmemiş,
düşürülmüşler. Birileri tarafından.
Evet. Bugünün dünyasında hayat, zaten herkesi bu
hale düşürebilecek bir mekanizma. Ne onurlu insanlar var. Zengin
olup yırtacağız diye kızını Lolita yarışmasına sokmayan, onca ezâ
cefaya katlanan, iki, üç işte çalışıp oğlunu kızını okutan.
ışte, insanlara, pekâlâ bilinçli bir şekilde kalkıştıkları
kirli işler için, "sizin hiç kabahatiniz yok, kabahat başkalarında"
demek, tam da günde, dolar kuruna göre, bir milyon üç yüz bin ile
dört yüz bin defa arasında tekrarlanan o "popülizm"dir.
Niye yapılır? Geniş bir topluluğa yaranmak veya
en azından o topluluğun düşmanlığına hedef olmamak için.
Bunu, TV programında vergi vermeyen halka, gecekonduculara
karşı lafını esirgemeyen Fatih Altaylı'nın yapıyor oluşu da ayrıca
tuhaf..
|