|
|
|
| Gündelik
medya eleştirisi belki göz ve zihin açma, ruh sağlığını yerine
getirme bakımından faydalı oluyor; ama dünyanın bütün kuvvet
ve kudret merkezlerinden bir anda üzerimize yüklendikleri zamanlarda,
gündelik eleştiri hiç mi hiç yetmiyor. Bu nedenle, zihin açma,
hafıza tazeleme veya bilinmeyenleri öğrenip de "vay be!"
deme yollarına düşüp bazı yazı dizileri hazırladım. Kendine
hiç utanıp sıkılmadan "Asil Kartal" payesini layık
gören Amerika Birleşik Devletleri adlı organizmanın gezegenimizin
hangi köşelerinde ne gibi izler bıraktığını konu alan üç ayrı
dizi var burada. Şiddetle tavsiye ederim. Bunlar aslında her
eve lâzım şeyler. |
  |
|
ABD devleti, bir tek vatandaşına zarar gelse
ortalığı birbirine katar; böyle
biliriz. Ancak, Amerikalıları öldüren
İsrail olunca durum değişiyor. Sürekli
örtbas edilmiş bir olay. Aynı zamanda,
İsrail devletinin resmen "terörist"
konumunda bulunduğu ilginç bir örnek.
Kurbanlar Arap değil Amerikalı olduğu
için. Sonrası da olay kadar çarpıcı. T I K
L A Y I N
|
|
|
  |
| Geçmişte kamuoyunun
nasıl kandırılıp gaza getirildiğine
bakarak bugün kendimize mukayyit olmamızı
sağlayacak hikâyelerden biri. Saddam'ın
olmayan kitle imha silahları Irak işgalinin
bir numaralı gerekçesiydi. Bir zamanlar da Kuzey
Vietnamlıların Amerikan destroyerlerine hayalî
saldırısı ve ABD hükümetinin
bunu bahane ederek Kongre'den geçirdiği Tonkin
Körfezi Kararnamesi, Vietnam Savaşı'nın
ateşleyicilerinden olmuştu. Uydurulan hikâyenin
süslenmesini ve "sokaktaki" Amerikalıyı
derinden etkileyecek hale sokulmasını da elbette
Amerikan basını becermişti. T
I K L A Y I N |
|
|
  |
| Amerikan askerlerinin 1968
yılında Güney Vietnam'ın Quang Ngai
bölgesindeki küçücük My Lai köyünde
işledikleri insanlık suçu, bütün
çabalara rağmen ortaya çıkmış
ve dünyada bir nefret dalgası yaratmıştı.
ABD, ordusunu bu işten, sadece bir teğmeni yargılayarak,
onu da üç gün bile hapsetmeyerek sıyırdı.
Ama facianın öğrenilmesini önleyemedi.
Burada tarihin en büyük gazetecilik başarılarından
biri var. Bu kadar korkunç bir olayın içinde,
tuhaf ama, yüzümüzü -insanlığın
yüzünü, demek istiyorum- ağartacak
durumlarla da karşılaşıyoruz. T I K L A Y I N |
|
|
|