BÖLÜM
1
Onlar
orada ne yapıyorlardı gizli gizli?
Geçmişte kamuoyunun nasıl kandırılıp
gaza getirildiğine bakarak bugün kendimize mukayyit
olmamızı sağlayacak hikâyelerden bir başkasıyla Haysiyet
yine hizmetinizde. 1967'deki Altı Gün Savaşı sırasında İsrail'in bile isteye batırdığı Amerikan istihbarat
gemisi USS Liberty'nin öyküsünde, "insan"a
hiç yer vermeyen büyük devlet politikasını tanıma fırsatı
bulmuştuk. Bu sefer de tarihten bir başka yaprağa uzanıyoruz.
Kuzey Vietnamlıların Amerikan destroyerlerine hayalî
saldırısı ve ABD Kongresi'nin bunu bahane ederek çıkardığı
Tonkin Körfezi Kararnamesi'yle ilgileneceğiz. Daha çok
da, bütün bu Tonkin Körfezi hikâyesinin, dönemin ABD
hükümeti tarafından, politik manevralarını sonuca ulaştırmak
için bir kamuoyu çalışması olarak düzenlenmiş oluşuyla.
Bu meşhur kararla ABD hükümeti, Kuzey Vietnam'a savaş
ilânına yaklaşmış ve kendi kamuoyunun gözünde savaşa
doğrudan girmesini meşru kılacak güzel bir hikâye geliştirmiş,
Başkan Johnson da yaklaşan seçimlerde zaferi garantilemişti.
Hikâyenin süslenmesini ve "sokaktaki" Amerikalıyı
derinden etkileyecek hale sokulmasını da elbette Amerikan
basını becermişti. Bugünden başlayarak, size hikâyeyi
parça parça anlatacağım. İzleyin, kendinizi tam da "11
Eylül sonrası"nda "acil ihtiyaç maddesi"
niteliği taşıyan bu uyarıcıdan yoksun bırakmayın. TIKLAYIN
BÖLÜM
2
Bir yandan vur, bir yandan dinle
ABD, Kuzey Vietnam'ı yıpratmak ve sindirmek
amacıyla kıyı boyunca örtülü operasyonlarını sürdürüyordu.
Denizden, adalara ve kıyı tesislerine, Amerikalıların
eğittiği Güney Vietnamlı komandolar kullanılarak Norveç
yapımı hücumbotlarla sabotajlar düzenleniyordu. Operasyonlar
bütünüyle ABD'nin denetimindeydi. Aynı anda, Amerikan
savaş gemileri, güya çatışmalara hiç karışmadan, körfezde
dolaşıyor ve istihbarat topluyorlardı. Bu iki faaliyet
arasında ne ilişki olabilirdi ki? TIKLAYIN
BÖLÜM
3
Sahici
saldırının hikâyesi
Tonkin Körfezi'nde devriye görevi yapan
Amerikan destroyeri Maddox, 2 Ağustos 1964'te sahiden
Kuzey Vietnamlıların saldırısına uğradı. ABD bu saldırıya
şiddetli bir tepki göstermedi. Savaş gemilerinin orada
bulunuş tarzından ötürü meşruiyet problemleri vardı
henüz. Askerî ayrıntılara meraklı olanlar için 2 ağustosun
öyküsünü uzun tuttum. TIKLAYIN
BÖLÜM
4
Hayalî
saldırı
4 Ağustos 1964 gecesi, iki Amerikan
destroyeri dört saat boyunca etrafa ateş ettiler, manevralar
yaptılar, jetleri çağırdılar, onlar da gelip karanlığa
salladılar mermileri roketleri... Ancak jetlerin filo
komutanı, etrafta herhangi bir düşman teknezi bulunduğundan
fazlasıyla şüpheliydi. Daha da ilginci, Maddox'un üstünde
bulunan en yetkili komutan da bu şüpheyi paylaşıyordu.
"Durumu sâlim kafayla gözden geçirelim," diyordu. Ama
aynı sırada Washington'da birileri, herhangi bir tahrik
olmaksızın gemilerine ikinci defa saldırıldığına dair
ellerinde "kesin kanıtlar" bulunduğunu söylüyorlardı.
TIKLAYIN
BÖLÜM
5
İşlem tamam, haydin savaşa
Tonkin Körfezi'ndeki hayalî saldırıyı
bahane ederek atağa kalkan Başkan Johnson, büyük ölçüde,
iç politika hesaplarıyla davranıyordu. Dönemin pek çok
yetkilisi, "ikinci saldırı" diye bir şeyin olmadığını
yıllar sonra kabul ettiler. Savunma Bakanı McNamara
Kongre'ye yalan söylemişti. Kongre de, hem buna inanarak
hem de o günlerin gazıyla, ABD başkanına resmen ilân
etmeksizin savaş sürdürme yetkisi veren korkunç bir
kararnameyi sadece iki karşı oyla kabul etmişti. ABD,
tezahüratlar arasında, elli bin evlâdını ölüme, üç yüz
binini de hastanelere gönderecek adımı atıyordu. Öbür
yandan, tarihte elini en çok kana bulamış devletler
arasında seçkin bir yer edinecekti attığı bu adımla.
Meşhur kararnamenin taslağının bütün bunlardan aylar
önce hazırlanmış olması, duruma ayrı bir tat bir doku
katıyordu. TIKLAYIN
BÖLÜM
6
"Sebepsiz"
değildi, ayrıca zaten yoktu
Tonkin Körfezi Kararnamesi'nin çıkarılmasını
ve hem Vietnam'ın hem ABD'nin kaderinin Johnson hükümetinin
eline teslim edilmesini sağlayan iddia şuydu: "Kuzey
Vietnam, Amerikan gemilerine, tahrik olmaksızın, üstüste
iki defa saldırdı." Bu tezin bir bacağı, çürük, çarpık
falan değil, düpedüz "yok"tu. Çünkü "ikinci saldırı"
diye bir şey yoktu. Öbür bacağa gelince: ABD hükümeti,
vurkaç eylemleriyle, sabotajlarla kendi gemilerinin
ilişkisi olmadığını ileri sürüyordu. O sırada bunun
nasıl iddia edilebildiğini ve buna nasıl inanılabildiğini
anlamak neredeyse imkânsız. Çünkü bir bütün olarak ABD
donanması zaten Kuzey Vietnam'ı tahrik etme politikasını
uyguluyordu. Ayrıca, Kuzey Vietnam'a yönelik örtülü
operasyonlar da ABD denetiminde yürütülüyordu. TIKLAYIN
BÖLÜM
7
Basın
da süsleyip püsledi
Geldik işin medya kısmına. Vietnam Savaşı'nın
sonraki dönemlerinde, ABD'nin Güneydoğu Asya'da nasıl
işlere bulaştığının ortaya çıkarılmasında büyük rol
oynayan Amerikan basını, Tonkin Körfezi olayları sırasında
henüz yetkililerin gazına kolayca geliveriyordu. Nitekim,
hiç varolmayan "ikinci saldırı"yı olmuş gibi duyurmakla
kalmadılar, neredeyse müthiş bir deniz savaşı yaşanmış
gibi süsleye püsleye tasvir ettiler. Basın, çoğu zaman
olduğu gibi, ya resmî kaynaklara muhtaç ve bağımlı ya
da onlara hizmete gönüllüydü. Dizimiz burada bitiyor.
Son bölüm için TIKLAYIN
|