"Sebepsiz" değildi, ayrıca zaten yoktu

 

Başkan Johnson'a, fiilen, resmen ilân etmeksizin ve Kongre onayını almaksızın savaş sürdürme yetkisi tanıyan Tonkin Körfezi Kararnamesi'nin kabul edilmesine karşı çıkan iki kişiden biri, Oregon'dan gelme Demokrat senatör Wayne Morse, kararnameye itiraz ederken, "ABD hesabına saldırgan bir hareket tarzını benimseme anlamına gelecek bu tutuma şiddetle karşıyım," demişti. "Güney Vietnam botları kıyıya bu kadar yakın mesafedeki iki adayı bombalarken bizim işe hiç karışmadığımız izlenimini yaratmaya çalışarak dünyayı kandırıyorsunuz gibime geliyor." Senatör Morse, 34 Alpha operasyonları sırasında Amerikan gemilerinin "her zaman civarda bulunduklarına" da dikkat çekmişti.

Bu çok önemli bir noktaydı. Çünkü ABD hükümeti, kararname dahil, atacağı adımların meşruiyetini şu iddiaya dayandırmıştı:

Kuzey Vietnamlılar Amerikan gemilerine iki defa "tahrik sonucu olmaksızın" saldırmışlardı.

Amerikan resmî tezinin iki bacağından biri, çürük, kırık falan değil, düpedüz yoktu.

Çünkü "ikinci saldırı" diye bir hadise yoktu.

Peki, ilk saldırının "tahrik sonucu olmadığı" iddiası ne derece doğruydu?

"Valla hiç karışmıyoruz"

Muhalif senatöre cevap verirken, dönemin savunma bakanı McNamara, Güney Vietnam'ın yürüttüğü operasyonlara ABD deniz kuvvetlerinin hiçbir şekilde karışmadığını söylemişti. Desoto devriyeleri asla 34 Alpha operasyonları için bir destek veya kalkan değildi, bakana göre.

Secret Army, Secret War kitabının yazarı Sedgwick Tourison ise aksini söylüyor: "Denizden yürütülen operasyonlar, ABD'nin komuta etmediği, CIA destekli Güney Vietnam operasyonları değildi, dönemin savunma bakanı McNamara'nın iddia ettiği gibi; bunlar ABD'nin komutasında yürütülüyordu, Güney Vietnam'ın değil."

McNamara, Maddox destroyeri personelinin 34 Alpha seferlerinden haberi bile olmadığını da iddia etmişti. Sonradan gerçeğin böyle olmadığını o da söyledi. Ama, o sırada bunu bilmediğini ileri sürdü.

Gerçek şuydu: Kaptan Herrick ve emrindekiler 34 Alpha operasyonlarından elbette haberdardı. Hattâ Herrick, 34 Alpha operasyonları gemiyi sürekli tehlikeyle yüzyüze bıraktığı için mürettebatın endişelendiğini söylemişti. MACV'da (ABD Ordusu Vietnam Askerî Yardım Komutanlığı) istihbarattan sorumlu komutan olarak çalışmış emekli general Phillip B. Davidson'un aktardığına göre, Herrick, hattâ, bu tedirginliğin mürettabatın sinirlerini bozduğunu ve körfezdeki ikinci saldırıya ilişkin sağlıksız bilgilerin ortaya çıkmasında bunun da payının bulunduğunu ileri sürmüş!

Kuzey Vietnam kıyı ve adalarına yönelik örtülü operasyonlar ile Tonkin Körfezi'nde devriye gezen destroyerlerin yürüttüğü istihbarat faaliyetinin tamamen ilişkisiz olmasından sözetmek aslında epeyce abes. Çünkü, bunlar aynı planın unsurları zaten.

"O ayrı iş bu ayrı iş..."

Bunları birbirinden bağımsız göstermek için McNamara şöyle diyor: "Gerçi bazı bireyler hem Desoto hem de 34 Alpha operasyonları hakkında bilgi sahibiydi, ama onay mekanizmasında bir işbölümü yapılmıştı; her iki tür operasyonun da zamanlama ve planlamasına katılmış veya bunları ayrıntılarıyla takip etmiş üst düzey yetkili ya yoktur ya da pek azdır."

Sedgwick Tourison'ın anlatımı daha gerçekçi: "Giderek genişleyen savaş hakkında sorulan onca soruya rağmen, bu faaliyetlere ilişkin bilgiler sıkı sıkı saklanıyor ve yürütme düzeyinde bunları bilmesi gereken az sayıda kimseye iletiliyordu."

Daniel Ellsberg'in anlattıklarını bunlara ekleyince tablo tamamlanıyor: "Savunma bakanlığındaki ilk görevlerimden biri... Ağustos'ta (1964) başlayan bu operasyonların 30 günlük programını, düzenli olarak... oradan oraya götürmekti... Bu planları ABD Dışişleri Bakanlığı'nda Alex Chowpin'e, McGeorge Bundy'e götürüyordum... onlar da paraf atıyorlardı. Onlar bu işle ilgili bütün ayrıntıları takip ediyorlardı."

Adı üstünde, "örtülü" operasyonlar yürütüyorsunuz, bir yandan da getirip koca destroyerleri bu işlerin yapıldığı yerlerin dibinde dolaştırıyorsunuz. Sonra da kalkıp, o ayrı iş, bu ayrı iş, diyorsunuz. Burada bir taşla çok kuş politikası örneklerinden biriyle karşı karşıya bulunduğumuz açık. Ve öngörülmüş amaçlardan biri, tam da, Kuzey Vietnam'ı tahrik etmek.

Zaten McNamara da, "Vietnam dersleri" üzerine yazdığı kitabında, ABD'nin Tonkin Körfezi'nde "Kuzey Vietnamlıların misilleme yapmasını kışkırtmış olabileceğini" kabul etti. İş işten geçtikten sonra elbette. Ayrıca, bu tahrik "kasıtlı da değil"miş?!

 
Basın da süsleyip püsledi