|
Onlar
orada ne yapıyorlardı gizli gizli?
Saygıdeğer Haysiyet okurları, büyük
ihtimalle Türkiye sınırları içinde yaşayan herkes gibi
asla ilgilenmeyi düşünmediğiniz yakın tarihten birtakım
sayfaları önünüze sermeye niyetliyim. Özellikle genç
okurlara yönelik haince emellerim var. Bugün hep beraber
fazla kolay kandırılıyoruz gibi geliyor bana. Bu yüzden,
hile-huda, gizli siyasî manevralar, kirli savaşlar,
kamuoyu kandırma, medya manipülasyonu vs. tarihinin
bizimle başlamadığını, bu işlerin epey bir evveliyatı
olduğunu hatırlatma ihtiyacı hissediyorum. Bu cümleden
olmak üzere, birkaç gün boyunca, ABD'nin Vietnam Savaşı
macerasının en kritik köşe taşı olan Tonkin Körfezi
Olayları üstüne yayın yapacağım. Aradım taradım, ağırlıkla
internetten, daha çok ikinci el kaynaklar ve makaleler
buldum, bunlardan malzeme derleyip toplayıp size sunmak
üzere hazırladım (son bölümde kaynakların linklerini
vereceğim elbette). Maalesef olan biteni çoğumuz bilmediğimizden,
her şey yerli yerine oturtulabilsin diye lafı uzatmak
zorunda kaldım. Ama hikâye heyecanlı. Ve pek çok yönüyle,
bizim bugünümüze ("11 Eylül sonrası") ışık
tutuyor. İlginizi çekeceğini umarak, işe ortamı anlatmaktan
başlayayım.
Koş ehl-i Batı, Vietnam elden gidiyor!
Fransa'nın, bugün hemen bütün ansiklopedilerde
yeralan meşhur Dien Bien Phu savaşını kaybettikten sonra,
Vietnam üzerindeki denetimini daha fazla sürdüremeyeceği
ortaya çıkınca, Batı, bu toprakların hiç değilse bir
kısmını doğrudan denetleyebilmek amacıyla, 1954 Cenevre
Konferansı'yla, Vietnam'ın bölünmesini sağladı. Kağıt
üzerinde, ülkeyi 17. paralelden ikiye ayıran bu bölünmenin
geçici olması, iki yıl sonra genel seçimlerin yapılması
ve bağımsız Vietnam'ın kendi seçtiği hükümetine sahip
olması öngörülmüştü. "Güney Vietnam" ve sırtını
yasladığı Batı devletleri bu seçimlerin yapılmasına
imkân vermedi ve Güneydoğu Asya'da yaklaşık 20 yıl sürecek
yeni bir kanlı, acılı döneme girildi.
Kuzey Vietnam'da komünist ağırlıklı
bir yönetim, güneyde ise ABD ile giderek daha sıkı ilişkiler
içerisine giren bir katı rejim vardı. Ve bu rejimin
işi çok zordu, çünkü Hanoi (Kuzey Vietnam'ın başkenti)
tarafından desteklenen Vietkong gerillaları ülkenin
özellikle kırsal kesiminde her gün biraz daha fazla
etkinlik sağlıyordu. Üstelik, 1960'ların başlarında,
kuzeyin silahlı kuvvetleri de küçük birliklerle güneye
sızarak Vietkong'a yardımcı olmaya başlamıştı. Komşu
ülkeler Laos ile Kamboçya'da da komünistlerin ağırlıkta
olduğu gerilla örgütleri çok güçlüydü, hepsi yardımlaşıyordu.
Laos'taki Pathet Lao örgütünün denetimindeki bölgelerden
Kuzey Vietnam güçleri güneye insan, silah ve malzeme
aktarabiliyordu.
Güneydeki ABD destekli Saigon rejiminin
tabanı zayıf, halk desteği azdı.
Güney Vietnam toprakları içerisinde
Vietkong'a karşı yürütülen mücadele pek sonuç vermiyordu.
Fransa denetimi bırakmak zorunda kaldığında "işi
devralan" ABD yönetimi, Vietkong'un gücünü kırmak
için, bir yandan onlarla savaşırken bir yandan da onların
arkasındaki Kuzey Vietnam rejimini caydırmak, sarsmak
ve zayıflatmak gerektiğini düşündü. Bu amaçla, CIA,
Güney Vietnam hükümetiyle birlikte, kuzeye yönelik "örtülü
operasyon"lara başladı. Bazı kaynaklara göre, ABD
ile Güney Vietnam, kuzeyde örtülü operasyonlara 20 Temmuz
1954'te Cenevre Anlaşması'nın imzalanmasının hemen ardından
girişmişlerdi.
Çare, "örtülü"de
Örtülü operasyonlar kapsamında, CIA
tarafından örgütlenen ve eğitilen güneyli ajanlar ve
timler, Kuzey Vietnam içlerine gönderiliyordu. Sampan'larla
(bölgeye özgü dar-düz kayıklar) denizden kuzey topraklarına
çıkarılıyorlar ya da sık ormanlara paraşütle indiriliyorlardı.
Hedefleri, Kuzey Vietnam önderlerine suikastlar düzenleme,
insan kaçırma, karışıklık çıkarma, sabotaj, kuzeyden
kadro devşirme vs.'ydi. Bir yandan da CIA'in elindeki
Air America uçaklarıyla havadan propaganda bildirileri
atılıyordu.
Kuzeye sızdırılan güneyli komandoların
çoğu Nha Trang ve Da Nang'da Amerikalılar'ın meşhur
Yeşil Bereliler'inin kamplarında eğitilmişler veya eğitim
için Guam, Taiwan ve Okinawa adasına gönderilmişlerdi.
Bu operasyonlarda elde edilen başarılar
pek sınırlı kaldı. CIA, yolladıkları Vietnamlı ajanların
kuzeyliler tarafından hemen yakalandığından, üstelik
taraf değiştirmeye ikna edildiğinden şüpheleniyordu.
1964'te, örtülü operasyonların komutası CIA'den alınıp
Pentagon'a verildiğinde, bakanlık da aynı tesbiti yapmıştı:
kuzeye yollanan ajanlar ya öldürülüyor ya da Hanoi hesabına
çalışmaya başlıyordu.
Yine örtülü operasyonlar kapsamında,
denizden yürütülen birtakım eylemlere de başlanmıştı.
Kuzeyin kıyı tesisleri ve limanlarına yönelik birtakım
sabotaj eylemleri, 1962 başlarında, çok süratli hücumbotlarla
yapılan vurkaç eylemleri tarzında sistemli olarak sürdürülüyordu.
1963 yılı sonunda, savunma bakanlığının
kontrgerilla ve özel harekâttan sorumlu ekibi, Ulusal
Güvenlik Konseyi Özel Grubu ve CIA, örtülü operasyonların
pek verimli olmadığında birleştiler. Dönemin Savunma
Bakanı Robert McNamara'ya göre "pratikte hiçbir
yarar getirmiyor"du bunlar. Yine de operasyonlara
son verilmedi.
Secret Army, Secret War kitabının yazarı
Sedgwick Tourison'a göre, McNamara 1964 Ocak'ında operasyonun
komutasını CIA'den aldı ve aşağıda pek sık rastlayacağınız
"34 Alpha" kodu bundan sonra ortaya çıktı.
Kimi kaynaklara göreyse, operasyonlar, başından beri
OPLAN 34A'ya (Operation Plan 34 Alpha) göre yürütülüyordu. İşin başında, Washington'daki bir heyet vardı. Başkanı
McGeorge Bundy, üyeleri CIA, dışişleri bakanlığı ve
Pentagon temsilcileriydi.
"Kademeli askerî baskı"
1964 ocak ayında, Güney Vietnam'ın
kuzeye karşı yenilmekte olduğunu ABD yetkilileri görebiliyordu.
Kaç yıldır ABD'nin danışmanlar, uçaklar, gemiler, araç
gereç, silah ve teçhizat cinsinden her türlü desteği
sağlamasına rağmen Güney Vietnam giderek sıkışıyordu.
Bir politika değişikliği, yeni stratejiler, taktikler
vs. gerekliydi.
ABD özellikle Kuzey Vietnam'ı işin
içine daha bariz çekmeyi tercih ediyordu. Çünkü Güney
Vietnam'a özgü bir oluşum olarak kabul edilen Vietkong'un
muhtemel zaferine karşı uluslararası diplomasinin yapabileceği
fazla bir şey yoktu. Oysa Kuzey Vietnam, şöyle ya da
böyle, "başka devlet"ti. Ve onun güney topraklarına
müdahalesi elbette, komünist de olsalar, ülke içinden
birilerinin muhalif hareketleri gibi meşru görülmezdi.
Başkan Lyndon Johnson, askerî danışmanlarına,
kuzeylilere yönelik ne gibi provokatif girişimler yapabileceklerini
sordu. Gerçi aşırıya kaçan birtakım önerileri reddetti,
ama bazılarını da uygun buldu. Meselâ, Hanoi üzerinde
ses duvarını aşan jetler uçurup şehre dehşet salmak
ve bütün camları kırmak gibi önerileri kabul etmedi.
Buna karşılık, "kademeli askerî baskı" stratejisinin
uygulamaya konmasını onayladı. Bu strateji, Kuzey Vietnam
ve Laos'ta silahlı operasyonların yoğunlaştırılmasını
öngörüyordu.
1964 ocak ve şubatı, savaşı yayma ve
şiddetlendirme sonucunu vermesi kaçınılmaz olan bu strateji
değişikliği nedeniyle, Vietnam Savaşı'nda bir sıçrama
tahtası oluşturur. Bu dönemden sonra, ABD'nin Vietnam'daki
Askerî Yardım Komutanlığı MACV tarafından eğitilen,
silahlandırılan ve yönetilen Güney Vietnamlı komandoların,
sabotaj eylemleri yapmak ve karışıklıklar çıkarmak amacıyla
kuzeye sızdırılmasına hız verildi.
|