| İnternet: 1 - Yerleşik medya: 0
Bir galibiyetin düşündürdükleri ÜMİT KIVANÇ
Türkiye medyasının, gazeteciliğin ne olduğu konusunda ders alabileceği kaynaklardan biri olan The Guardian, 16 Şubat 2005 günü, internetin yerleşik medyaya neler edebileceğine dair bir haber yayımladı. CNN'in üst düzey yöneticilerinden biri, internetin amatör yazarlarından biri tarafından işinden edilmişti, bu habere göre. Önce, The Guardian'daki yazıyı çeviren Asena Günal'a teşekkürlerimi ileteyim, sonra olayı özetlemeye geçeyim: Ohmynews sitesi, "bütün vatandaşların muhabir olması" esasına dayanan bir "blog" mekânı. (Bilen biliyor, bilmeyenler için, "blog", kabaca, "çevrimiçi günlük yazı" diye tercüme edilen bir güncel müessese. Üyelerin istedikleri anda yazı yazıp yollayabilecekleri, yazıların çoğu zaman otomatik olarak yerini aldığı ve yayına girdiği "blog" sitelerinden bolca var artık. Bunlar, ya sözkonusu sitenin "blog"çularının sadece kendilerini ilgilendiren meselelerle uğraşıyor ya da üyelerin hemen her konudaki görüşlerine, tepkilerine yer veriyor. Her durumda, haliyle, bir tür alternatif medya ağı meydana getiriyor.) Ohmynews, anlaşılan, biraz kalburüstü üyelere sahip. Zira, Dünya Ekonomik Forumu'nun internet günlüğü olan "forumblog.org"da buraya link veriliyor. Rony Abovitz, Ohmynews üyelerinden biri. Florida'da bir medikal teknoloji şirketinin, Z-KAT'ın kurucularından. Forumblog kendisinden meşhur Davos toplantısıyla ilgili izlenimlerini yazmasını isteyene kadar, yerleşik medya için herhangi bir özel önemi bulunmayan, 34 yaşındaki bir işadamıydı. Medyada yayımlanmış yazısı filan da yoktu. Abovitz 28 Ocak'ta Davos'ta basına kapalı bir panele katıldı. CNN'in haber müdürlerinden Eason Jordan da konuşmacılar arasındaydı ve panel, videoya kaydedildi. Tartışma kısmında Jordan, ortaya müthiş bir iddia attı: Irak'ta 12 gazeteci ABD ordusu tarafından kasten hedef alınmış ve öldürülmüştü! Konuşmacılardan, Demokrat Partili Kongre üyesi Barney Frank, Jordan'a CNN'in bunu haber yapıp yapmadığını sordu. Jordan, tahmin edebileceğimiz gibi, "yapmadık" dedi. Abovitz de CNN yöneticisine, bu iddialarını destekleyecek nesnel ve açık kanıtları olup olmadığını sordu. Çünkü, "Söyledikleri doğruysa, bu, Ebu Garib skandalını bile gölgede bırakır," diye düşünmüştü. Jordan biraz geri adım atar gibi oldu. Tartışma devam etti ve başka konuya geçildi. Orada bulunan yerleşik medya temsilcilerine kalsa hikâye burada sona ererdi. Ama orada bir internet fahri muhabiri olarak bulunan Abovitz, tartışmanın bir özetini kaleme alıp üyesi olduğu "blog" sitesine postaladı. Sonradan, kendisine sorular soran New York Times muhabirine, Davos'taki bazı gazetecilere bunu yazmayı planlayıp planlamadıklarını sorduğunu ve "hayır" cevabı aldığını söyleyecekti. Abovitz gazetecilerin "kendilerini korumaya çalıştıkları" kanısına varmıştı. Tabiî bu yazı fark edilir edilmez ortalık birbirine girdi. Sağcılar, tribünlere oynayan liberal ABD basınının "kendinden nefret eden Amerikalı" zihniyetini sergilediği gerekçesiyle Jordan'a saldırdı. Sonuçta Jordan görevinden ayrılmak zorunda kaldı. Muhtemelen istifaya zorlandı. İşte bu noktada, bu olayın, yeni mecranın eskisi üzerindeki bir zaferi olup olmadığı sorusu ortaya geliyor. Zira, Davos'ta gazeteciler "kendi aralarında" konuşmuşlar, dehşetli bir sırdan sözetmişler, kimisi inanmış kimisi ihtimal vermemiş, fakat her hâlükârda olayı kapatıp çıkıp gitmişlerdi. Ama bir fahri internet muhabiri durumdan rahatsız olmuş ve normal olarak üstü örtülüp gidecek bir olaydan dünyayı haberdar etmişti. Blog'çulardan biri şöyle değerlendirmiş olan biteni: "Bu hikâyeden çıkan ders şu: Medya artık rahatça gerçeklerin üzerini örtüp yoluna devam edemeyecek; gazeteciler de ispat edemeyecekleri iddialar ortaya atıp insanların onlara inanmasını bekleyemeyecekler." Elbette bu hay huy içerisinde, Jordan'ın ortaya attığı iddianın doğruluğu-yanlışlığı doğru düzgün tartışılamadı ve ortaya çıkmadı. Kimileri, "Bu imkânsız, ABD ordusu böyle bir şey yapmıyor," dedi ve 2003'ten bu yana Irak'ta hayatını kaybeden 54 gazeteciden yalnız dokuzunun ABD ordusu tarafından öldürüldüğünü ileri sürdü. Kimileri de ABD ordusunca, gazetecilerin kaldığı bilinerek hedef alınan Filistin Oteli'ni, El Cezire'nin Bağdat bürosunun bombalanmasını hatırlattı ve, "Neden olmasın?" dedi. Jordan'ın iddialarının doğru dürüst tartışılamayışı da, "yeni medya"nın bir özelliğini yansıtıyor: İnternette her şey çok hızlı olup bitiyor. "Eskimiş", çoğu zaman sadece birkaç gün öncesine ait meseleler için kullanılabilen bir niteleme. Abovitz'in macerasını izlemeye devam edelim. Bir CNN yöneticisinin kaderini belirleyince Abovitz medya için mühim bir insan haline geldi, beklenebileceği üzre. Fox News programcısı Bill O'Reilly, onu programına konuk etti. Kendi "blog" sitesi "Fixtheworld"de Abovitz bu deneyimi şöyle anlattı: "Fox, CNN, NBC... ana-akım medya aygıtının büyük bölümü aynı. O'Reilly'ye çıkmak, bir demir ya da kâğıt fabrikasını ziyaret etmekten farksız. Onlar haber üretiyorlar. O bir ürün. Bu akşam, ürün bendim. Tuvalet kâğıdı gibi, tek kullanımlık, atılabilir bir ürün." İnternetin fahri muhabirleri böyle konuşurken, üstelik aralarından bir kurban vermiş yerleşik medya temsilcilerinin sâkin kalması beklenemezdi. Columbia Journalism Review'un internet sayfası CJR Daily'nin editörü Steve Lovelady, New York Times'a "Linç çetesinin tükürük saçan moronları hüküm sürüyor," demiş. Abovitz'in cevabı şöyle: "Eason Jordan meselesinden çok daha büyük bir şey söz konusu burada. Bu John Lennon'ın 'İktidar Halka' hareketinin güçlendirilmiş, sesi yükseltilmiş hali. Halk ses istedi ve şimdi buna gerçekten sahip. Editörden ve filtreden geçmeyen kendi sesleri. Pek tatlı bir ses değil bu elbet. Halk rahatsız, kabına sığamıyor." The Guardian'da Abovitz-Jordan olayıyla ilgili yazıyı kaleme alan Gary Younge, "İnternetin bir zamanlar ana-akım medya üzerinde potansiyel kontrol sağladığı düşünülüyordu," diyor. "Şimdi bazı durumlarda onu gasp ediyor... editoryal toplantıların, etik kodların, son teslim tarihlerinin, programların ve üretim maliyetlerinin kısıtlamalarından bağımsız..." Young, Bir "blog"çunun sözlerini aktarıyor yazısında: "Bay Jordan; sizi arkadaşım internetle tanıştırayım... Bay internet, bu Bay Jordan. Sizi bir süre sohbet etmeniz için yalnız bırakayım. Keyfinize bakın ve dikkatli olun. İnternet her şeyi hatırlar ve tam bir boşboğazdır." Yeni bir mecra, yeni bir medya ortamı olarak internet üzerine, bu mecrayı en çok kullanan insanların ne kadar az düşündüğünü ve tartıştığını kafaya taksak mı azıcık? The Guardian'daki yazıyı çeviren: Asena Günal |
|
|
| PENCEREYİ KAPAT |