Kızıltepe cinayeti
1 OCAK 2005'TEN SONRAKİ GELİŞMELER
(Ü.K.)
"Mızrak çuvala sığmıyor"
2005'in ilk günlerinde, Milliyet, Kızıltepe'de tamamen devlet görevlilerini
bu işten sıyırmaya yönelik olarak hazırlanan iddianameye karşı tepkileri
haberleştirdi (internet sayfasında manşetti!) ve bu başlığı attı. (Gökçer
Tahincioğlu imzalı haberi okumak isterseniz BURAYA
TIKLAYIN.) Bu haber sayesinde, Kızıltepe'deki devlet görevlilerinin
birbiri ardına sergilediği çuvallamaların bir yenisini öğrendik.
Baba-oğul Kaymaz'ların öldürüldüğü operasyonun düzenlenmesine gösterilen
gerekçelerden biri, yakalanan bir itirafçının ifadeleriydi. Ancak, bizzat
o tuhaf iddianameyi hazırlayan ve küçük Uğur'un annesini örgüt üyeliğiyle
suçlayan Kızıltepe savcısının dosyasında yeralan bir yazı, sözkonusu itirafçının
operasyondan bir gün sonra yakalandığını ortaya koyuyor! "Hamza"
kod adlı itirafçı, 22 Kasım günü Gaziantep'te yakalanmış.
İddianamedeki "çatışma" iddiasıyla, Kaymaz'ların sırtlarından
vurulmuş olmaları arasındaki çelişkiye Milliyet'in haberinde de dikkat
çekiliyor.
Bu haberde ayrıca, Uğur'un annesi Makbule Kaymaz'ın örgüt üyeliğine kanıt
gösterilen "bulgu"lar arasında, Diyarbakır Barosu'na kayıtlı
iki avukatın kartvizitinin de yeraldığı belirtiliyor.
İddianameye tepki gösterenlerden biri, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu
üyesi CHP Mersin milletvekili Hüseyin Güler'di. İddianameyi "hayretle
karşıladığını" belirten Güler, "En ufak bir çatışma izi görmedik.
Savcı hanım bunları kanıtlamak zorunda," dedi. Hüseyin Güler, şunları
hatırlattı: "Çatışma halindeki şahsın vücudundaki kurşun izleri değişik
bölgelerde olur. Uğur Kaymaz'dakiler çok düzenli. Emniyet bize evde silah
bulunmadığını, sadece PKK sempatizanı olduklarını söylemişti."
İnsan Hakları Vakfı, İnsan Hakları Derneği ve Çağdaş Hukukçular Derneği
başkanları da, suçluların korunduğunu, mağdurların baskı altına alındığını
belirttiler, İHD Başkanı, savcı hakkında yasal başvuruda bulunacaklarını
söyledi.
Mardin savcılığı pek militan çıktı
Kaymaz'ların öldürülmesiyle ilgili haberlerin gazete ve TV'lerden kaybolduğu
günlerde, TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu çabalarını sürdürmüş anlaşılan.
Komisyon, Mardin Cumhuriyet Savcılığı'ndan Uğur ve babasının öldürülmesiyle
ilgili otopsi raporu, inceleme raporu ve bazı başka belgelerin kendilerine
iletilmesini istemiş. Ancak, ntvmsnbc'nin haberine göre (okumak isterseniz
BURAYA
TIKLAYIN), komisyon bu isteğine karşılık alamamış.
Komisyon Başkanı Mehmet Elkatmış, bunun üzerine, "esefle kınadığı"
Mardin Cumhuriyet Savcılığı'nı Adalet Bakanlığı'na şikayet edeceklerini
söyledi. Elkatmış, "Duruşma gününü bildirme nezaketini bile göstermediler,"
dedi.
Mardin Cumhuriyet Savcılığı, Anayasa'nın 138. maddesi gereği hiçbir kurumun
kendilerine talimat veremeyeceğini belirterek, Meclis komisyonunun gönderdiği
yazıyı iade etti.
Sanık polisler yeniden görevde
Baba-oğul Kaymaz'ları öldürdükleri iddiasıyla açığa alınan ve tutuksuz
olarak yargılanan dört polis, göreve iade edildi. Cinayeti soruşturan
İçişleri Bakanlığı müfettişleri, hazırladıkları raporda, polislerin durumuyla
ilgili olarak takdiri bakanlığa bırakmıştı. Bakanlık da göreve iade kararı
verdi.
Sanık polisler Salih Ayaz, Yaşafettin Açıksöz, Seydi Ahmet Töngel ve Mehmet
Karaca, İstanbul, Bursa, Kocaeli ve Mersin'e tayin edildi. Ayrıca, bu
polisler, mahkemeye, görevli oldukları gerekçesiyle duruşmaya gelemeyeceklerini,
ifadelerini bulundukları yerden vermek istediklerini de bildirdiler.
(Bu gelişmeye ilişkin olarak bianet'in haberini okumak isterseniz BURAYA
TIKLAYIN.)
Sanık avukatı: "Çocuk da terörist olur"
Uğur ve babasının öldürülmesiyle ilgili ilk duruşma 21 Şubat'ta yapıldı.
Duruşmaya sanık polisler katılmadı. Mahkeme heyetinin ilk duruşmada aldığı
kararlar şöyle:
- Sanık polislerin tutuklanması isteminin reddedilmesi.
- Sanıkların ifadelerinin talimat yoluyla gıyaben alınması.
- Sanık avukatlarının, güvenlik nedeniyle davanın başka bir yere nakli
istemi üzerine, davanın nakli için Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazı
yazılması.
- Duruşmanın 16 Mayıs tarihine ertelenmesi.
10 saat süren duruşmada sanık avukatlarından Veysel Güler'in sarfettiği
sözler küçük Uğur'un öldürülmesini meşru gördüğünü gösteriyordu. Avukat
Güler, duruşmada şöyle konuştu:
"12 yaşında bir çocuğun terörist olamayacağı söyleniyor. Birleşmiş
Milletler'in geçen hafta yayımladığı rapora göre, dünyadaki çocuk terörist
sayısının 360 binden 300 bine düştüğü belirtiliyor. Demek ki çocuklar
da terörist olabiliyor."
Aynı avukat, Uğur'un yaşı konusunda da 'tereddütleri' olduğunu söylemiş:
"Bu çocuğun tanıkların anlatımına göre koltuk altındaki kıllarının
uzamış olduğu ve bıyıklarının terlediği belirtiliyor." Polislerin
avukatı, Uğur'un silah kullandığı, hattâ polisle çatıştığı iddiasını da
şu sözlerle anlatmış: "Tanıkların silah seslerinin 20 dakika sürdüğünü
söylemesi, çatışma yaşandığını gösteriyor. Ahmet Kaymaz'ın kullandığı
silahın 7 Ağustos 2004'te Mardin'de bir polis karakolu baskınında da kullanıldığı
ortaya çıktı. Uğur'un silahından 8, Ahmet'in silahından ise 5 el atış
yapılmış. Ayrıca ellerinde atış artığı olduğuna dair tespitler var."
Bianet'in görüşlerine başvurduğu (İHD) Mardin Şube Başkanı Hüseyin Cangir,
avukat Erdal Kuzu, İzmir İşkenceyi Önleme Grubu (İÖG) avukatlarından Mehmet
Akdöl, avukat Ercan Kanar ve Diyarbakır Barosu Başkanı Sezgin Tanrıkulu
ise "adil yargılama" ilkesinin gerçekleşmediğini söyledi. Diyarbakır
Barosu Başkanı Sezgin Tanrıkulu, sanık polislerin duruşmamaya gelmemelerine
yasal zemini İçişleri Bakanlığı'nın hazırladığını ileri sürdü: "30
Aralık 2004 tarihli ara kararda, sanıklar duruşmaya mahkemece çağrıldılar.
İçişleri Bakanlığı, duruşmadan hemen önce zanlı polislerin tayinlerini
Mardin'den başka illere yapılarak göreve iade edilmelerini onayladı. Bunun
anlamı, zanlıların mahkeme kararına aykırı olarak mahkemede bulunmalarının
engellenmiş olmasıdır."
Elliden fazla avukatın müdahil olduğu davayı, TBMM İnsan Hakları Komisyonu
üyeleri AKP'li Cavit Torun, CHP'li Mesut Değer, AKP'li Faruk Ünsal, CHP'li
Hüseyin Güler, AP Milletvekili Feleknaz Uca, DEHAP lideri Tuncer Bakırhan
ve eski DEP'li Selim Sadak da izledi.
(Milliyet'teki duruşma haberini okumak isterseniz BURAYA
TIKLAYIN, haberi bianet'ten okumak isterseniz BURAYA
TIKLAYIN.)
|